Satın Alma (Saruhan Mimarlık), Çanakkale Belediyesi Çarşı, Yaşam Merkezi ve Otopark ile Yakın Çevresi Mimari Proje Yarışması

MİMARİ RAPOR

Çanakkale; Asya ile Avrupa kıtaları arasında köprü konumunda olan şehir, yüzyıllar boyunca farklı toplumların egemenliğinde kalmış olmasının getirdiği tarihi kökleri ve kültürel bilinci, deniz ile yakın ilişkisi, sahip olduğu güçlü ve renkli mirasın günlük yaşama yansımalarıyla kendine has bir dokuya sahiptir.

Yarışma arazisi; yoğun yaya ve taşıt trafiğine sahip İskele meydanı, Mehmetçik Bulvarı ve Lise Caddesi akslarının arasında kalan bölgededir. Araziyi çevreleyen kuzey yönündeki Halk Bahçesi ve kuzeybatı yönündeki Muammer Aksoy Park’ı mevcut yeşil akslardır.

Projede; arazinin çevresiyle birlikte sahip olduğu potansiyelin farkında olan, yakın çevreyi ve koşullarını göz ardı etmeyen, şehirde yaşayanlara kazanım yaratırken, şehri ziyaret edenlerin de uğrak yeri olmayı amaçlayan bir tasarım hedeflenmiştir.

Yakın Çevre Tasarımı:

Yakın çevre düzenlemesinde kent hafızasında yer alan mevcut yaya sirkülasyonundan yola çıkılmıştır.

İskele Meydanı, Cumhuriyet Meydanı ve Halk Bahçesi, Çanakkale için önemli arterler olarak yorumlanmıştır. Şehri ziyaret eden turisti ve kentliyi Çarşı ve Yaşam Merkezi’ne yönlendirirken; İskele Meydanı-Cumhuriyet Bulvarı aksının kullanılacağı bir senaryo yaratılmış, Cumhuriyet Meydanı yönünde mevcut açık alanda yeni bir çevre düzenlemesi önerilmiş, buradan da Muammer Aksoy Parkı’na bütüncül bir geçiş sağlanması hedeflenmiştir.

Cumhuriyet Bulvarı ve Lise Caddesi arasında kalan, içlerinde tescilli iki eski eser (179 ada, 6-7 parseller) olan yapı bloğu ile önündeki açık alan birlikte ele alınmış ve çevre düzenlemesinde yeni bir park oluşturulmuştur. Sanat Park olarak adlandırılan bu alana İskele Caddesi yönünden girişi önerilmiş, dairesel oturma cepleri kurgulanmış ve mevcut ağaç sayısı arttırılarak ana caddeden izole edilmeleri hedeflenmiştir. Cumhuriyet Meydanı’na doğru ilerlerken yayanın bu park içinde (dönemsel veya sürekli) sanat enstalasyonları ile karşılanıp, eski eserlere doğru yönlenmesi hedeflenmiştir. Bu tasarım kurgusunda tescilli eski eserler restore edilerek, bu yapılara kültürel bir fonksiyon yüklenmesi ile kentin gelişimine katkı sağlanması amaçlanmıştır.

Mevcut yapı bloğunun özel mülkiyete ait olması probleminden yola çıkılarak, yapıların cephe ve çatılarının üzerlerine hafif metal bir konstrüksiyon tasarlanmıştır. Konstrüksiyon, kaldırım sınırlarında olup; yapıların cephelerine müdahale etmeyecek şekilde düzenlenmiş, eski eserlerin üzerinden efekti azaltılmış bir bağlantı olarak geçirilmiştir. Bu sayede dış mekan homojenliği sağlanırken; öneri proje ile görsel bir iletişim kurulmak istenmiştir.

Muammer Aksoy Park’ı içindeki organik yürüyüş yolları, mevcut yeşil dokudan gelen izler doğrultusunda oluşturulmuştur. Yerleştirilen pergolalar ile park içinde sıcak aylarda oturma imkanının artması sağlanmıştır. Parka cephesi olan dükkanların önüne yerleştirilen ince su ögesinin, yapı ile park arasında şeffaf bir sınır oluşturması istenmiştir.

Tasarım Yaklaşımı:

Bir yanıyla doğayı, bir yanıyla şehri kucaklayan bir proje yaratmak amacıyla oluşturulan tasarımda ilke olarak kentlinin kullanım hafızasında yer etmiş olan, mevcut binadaki ana giriş yönü ve güneydoğu-kuzeybatı akslarının değiştirilmeden korunması temel alınmıştır.

Zemin kotunda planlamayı ikiye bölen güneydoğu-kuzeybatı aksının Lise Caddesi’nden parka çıkışta bir kısa yol oluşturması düşünülmüştür. Bu aks, tasarımda ana giriş aksıyla kesişerek Muammer Aksoy Parkı’na açılmaktadır.

Zemin kat hak sahibi mevcut esnafa ait ticari birimleri ve belediyeye tahsis edilecek metrekarelerin bir kısmını içermektedir ve bu ticari metrekarelerin yoğunluğu kat boyunca açık kamusal alan oluşturulmasını kısıtlamıştır.

Muammer Aksoy Parkı’ndaki yeşil alan ile proje arasında kurulmak istenen ilişki + 4.00 kotunda oluşturulan yükseltilmiş kamusal avlu ile sağlanmıştır.

Birinci ve ikinci katlardaki sirkülasyon hatlarının kamusal avluyu çevrelemesi ile kullanıcının kapalı mekan algısı engellenmiş, bu kottan gelen doğal yeşil etkinin bina içine saydam yüzeyler ile yansıtılması sağlanmıştır. Avlunun iki tarafındaki düşey sirkülasyon aksları, çelik konstrüksiyon merdivenler olarak tasarlanmış ve görsel yoğunluk hafif tutulmuştur.

Sirkülasyon hatları boyunca çözümlenen galeri boşlukları ile binanın zemin katına kadar ışık alması sağlanmıştır. Galeri boşluklarının avluya bakan ve açılabilir cam yüzeyleri ile mekan içine temiz hava akımı sağlanması düşünülmüştür.

Kütlesel dağılımda Muammer Aksoy Parkı’ndan Emniyet Müdürlüğü’ne doğru orantılı ve parçalı bir yükselme hedeflenmiştir.

Kullanım Şeması:

  • -7.00 Kotu (2. Bodrum Kat): Otopark ve sığınak,
  • -3.50 Kotu (1. Bodrum Kat): Otopark ve teknik hacimler,
  • -+0.00 Kotu (Zemin Kat): Güneydoğu-kuzeybatı ve güneybatı-kuzeydoğu aksları ana sirkülasyon şemasını oluşturmaktadır. Cumhuriyet Meydanı, Muammer Aksoy Parkı ve Emniyet Müdürlüğü yönlerinden üç giriş yer almaktadır. Katta yalnızca esnaf ve belediyeye ait ticari birimler çözümlenmiştir.
  • + 4.00 Kotu (1. Kat): Yükseltilmiş kamusal avlu oluşturulmuş, avluya kuzeybatı cephesinden (Muammer Aksoy Parkı yönü) yükselen basamaklar ile ulaşım sağlanmıştır. Kamusal avlunun kurgusuna eklenen kafe ve oturma elemanlarının, kentliyi yapıya çekmesi istenmiştir. Avlu içinden çarşı ve yaşam merkezi olmak üzere iki giriş verilmiştir. Çocuk etkinlik merkezi, yaşam merkezi girişine yakın kurgulanarak doğrudan giriş-çıkış sağlanması istenmiş; Muammer Aksoy Parkı’nın yeşil dokusunun hem içeriden algılanması, hem de park yönünden bakışta yapı ile bütünlük sağlaması için yansıtıcı cam cephe sistemi ile çözülmüştür. Bu kattaki tüm ticari birimlerde asma kat kullanılmıştır.
  • +9.50 Kotu (2. Kat): Yaşam merkezine ait fonksiyonlar yerleştirilmiştir. Çok amaçlı salon, Muammer Aksoy Parkı’na yönünde çözülmüştür. Cephe sistemi etkinlikler esnasında istenildiğinde kapatılıp-açılabilir şekilde düşünülmüş ve park ile iletişiminin kopmaması hedeflenmiştir. +4.00 kotundaki yaşam merkezi girişinde yer alan merdiven doğrudan fuaye ve sergi alanına açılacak şekilde konumlandırılmış, buradan kamusal avlunun park ile birlikte izlenebilmesi istenmiştir. Yine bu katta yer alan restoran park manzarasına yönlendirilmiş, çarşı girişi yönündeki merdivenin yerleşiminde kullanıcıyı doğrudan buraya ulaştırabilmesi düşünülmüştür.


Malzemeler ve Sürdürülebilir Yaklaşım

Katlardaki tüm iç mekan zemin kaplamalarında betonarme döşeme üzeri epoksi, dış cephe zemin kaplamalarında ise granit kullanılmıştır.

Cephe kurgusunda doğal ve yöresel malzeme kullanımı; maliyet düşüklüğü, geri dönüşüm ve sürdürülebilirlik adına önemsenmiştir. Güneş kırıcı ahşap panellerde ve parkta yer alan pergola çatılarında geri dönüşümlü ahşap kullanılmış, cephe kaplamalarında yöresel doğal taş malzeme kullanılarak geleneksel mimariye atıfta da bulunulmuştur.

Çanakkale’de iklimin sağladığı getiriler doğrultusunda yapının elektrik ve su giderleri için PV (photovoltaic) panel ve su sarnıcı kullanımı düşünülmüştür. Yağmur sularının depolanması için ikinci bodrum katın altına yerleştirilecek su sarnıçlarında depolanan suyun, binanın iç ve dış mekanlarında kullanılması önerilmektedir. Güney yönüne bakacak şekilde güneydoğu cephesinde çatıya konumlandırılmış PV (photovoltaic) güneş panellerinden elde edilen enerjinin, güneş pilleri vasıtasıyla aydınlatma ve ısınmada kullanılması düşünülmüştür.

Etiketler

Bir yanıt yazın