+ Arkitera'nın gelişmiş özelliklerinden yararlanmak için lütfen giriş yapınız!
veya ile bağlan.

İnsan Onurunu Temel Alan Mimarlık İçin Konseptler

6 Nisan 2016, 13:45
  defa okundu.

Mimarlar, kent plancıları, duyarlı vatandaşlar, destekçiler, siyasiler ve idareciler hep birlikte yaşanabilir mekanlar ve konutlar yaratarak, kentlerimizin sağlıklı gelişimini sağlayabilirler.

İnsan Onurunu Temel Alan Mimarlık İçin Konseptler

Her gün on binlerce insan; savaş, baskı, şiddet, özgürlük arayışı, açlık, zulüm, yoksulluk, doğal afetler gibi nedenlerden, ülkesinden kaçarak, çetin yollardan geçerek Avrupa’ya ulaşmaya çalışıyor. Avrupa Birliği’nin yüksek güvenlikli sınırlarını aşmayı başaranlar, genellikle kentlerin etrafında kalabalık barınaklara ulaşıyor ancak mültecilerin bu barınaklarda güvenli ikamet edebilme ve sosyal entegrasyon şansı bulması mümkün değil. 

Bundan dolayı günümüzde, bu nüfus akınının önemli hedeflerinden biri olan Almanya’da insancıl, yaşanabilir, hızlı ve ekonomik konut konseptlerinin geliştirilmesi yoğun bir şekilde tartışılan güncel konulardan biri.

Konut sorununun çözümünde bir katkı olabilir düşüncesiyle Almanya’da başarıyla yürütülen bir konsepte işaret etmek istiyorum. Hannover Leibniz Üniversitesi`nden (Leibniz Universität Hannover) Prof. Jörg Friedrich ve ekibi Simon Takasaki, Peter Haslinger, Oliver Thiedmann ve Christoph Borchers üniversitenin mimarlık ve peyzaj fakültesi öğrencileri ile birlikte 2014-2015 kış ve 2015 yaz dönemlerinde “insancıl koşullarda yaşamayı temel alan konseptler geliştirdiler. Bu insancıl/yaşanılabilir mimari konseptler Refugees Welcome – Konsepte für eine menschenwürdige Architektur adı altında 2015 yılında kitap olarak yayınlandı. Bu eserde sığınmacı ve mültecilerin güncel barınma sorunları için geliştirilmiş fikir ve öneriler tartışılıyor.

Kitapta, insancıl mimari için üretilen konseptler, aşağıda belirtilen 5 ana başlık altında inceleniyor:

1. Darauf Bauen / Kat Çıkma

Hannover Leibniz Üniversitesi Mimarlik Fakültesi binasi üzerine 2 kat çıkılarak mülteciler için 111 kişilik yaşam alanı planlanmış.


Für- Auf- Miteinander - Düz Çatılı Yapıların Üstüne Kat Çıkma

2. Hinein Bauen / Yapının İçini Doldurma

2000 yılında Hannover`de yapılan Hollanda Expo-Pavyonu içerisine farklı büyüklüklerde modüller entegre edilmiş, yapının içi doldurulmuş.


Implantat - Boşluk Doldurma

Çok katlı otoparkların kullanılmayan katları esnek konut modülleri ile aktif kullanıma açılmaktadır. Bu hareketli-esnek modüller ile değişen ihtiyaçlara bağlı olarak farklı büyüklüklerde konut alanları oluşturulabiliyor.


Wohn(Park)Haus - Konut (Park) Bina-Otopark

 18 yıldır atıl durumda olan Hannover yük tren garı hazır konut modülleri kullanılarak mülteciler için konut alanına dönüştürülüp canlandırılmış.


Refugee Station - Sığınmacı (Mülteci) İstasyonu

Hannover’deki fuar alanlarının yılın %90’ında kullanılmamaktadır. Bu proje kullanılmayan fuar alanlarının ihtiyaç halinde, hızlı kurulabilir modüllerle nasıl mültecilerin konut ihtiyaçları için kullanılabileceğini gösteriyor.


Messehalle 13 - Fuar Hali 13

3. Zwischen Bauen / Yapılar Aarasındaki Boşlukları Yeni Yapılarla Doldurma

Bu projede Hannover kent merkezinde mevcut yapılar arasındaki boşlukların doldurularak, boşlukların genişliklerine göre mülteciler için konut, yönetim merkezi, anaokulu, dil kursu gibi farklı fonksiyonlar için mekanlar oluşturulmasını öneriyor.


Bünte Lücke - Renkli Boşluk

Mevcut yapılar arasındaki boşluklar, boş arsalar çelik konstrüksiyon kullanılarak içi farklı modüllerle doldurulan adeta bir raf gibi mülteciler için konut alanı olarak tasarlanmış.


Fill The Gaps - Boşlukları Doldurmak

4. Mobil Bauen / Mobil Yapılar

Uzun yıllardır kullanılmayan Nordstadt yük tren garında bulunan eski vagonlar konut, anaokulu, doktor odası, seminer odası gibi farklı fonksiyonlar için yeniden tasarlanıp mültecilerin kullanımına sunulacak şekilde dönüştürülmüş.


Wir Wohnen Im Zug - Trende Yaşıyoruz

Kent içerisinde nehirlerde uzun süredir kullanılmayan mavnalar (güvertesiz tekneler), üzerlerine konut modülleri eklenerek yeniden kullanıma sunulmuş.


Floating Houses - Yüzer Evler

5. Neu Bauen / Yeni Yapılar

Kent merkezinde tasarlanan mülteci konutları ile mülteci ve halk arasındaki iletişim ve entegrasyonu.


Win - Kazanç

Bremen kentinde konutların arasında kalan avlu, küp seklindeki konut modülleri kullanilarak, mülteciler için yasam alanı olarak tasarlanmış.


Hinterhof - Arka Avlu

Hannover kentindeki hobi bahçeleri mülteciler için konut alanı olarak yeniden tasarlanmış.


My Schrebergarten - Hobi Bahçem

Bu yayınlanan kitap ile Hannover kenti örneğinde mülteci-mimarisi için ilk adım atılmış. Bundan sonraki aşama bu konseptlerin uygulanması. Deneysel yapılar, fakülte arazisi üzerinde uygulanıp yaşanabilir şekilde geliştirilecek.

Peki hem göç alan, hem göç veren, hem de göç yolunda transit ülke olan Türkiye`de mülteciler, sığınmacılar ve onların barınma haklarına nasıl yaklaşmalı? Mültecilerin kısa sürede çadır veya baraka kentlerden kurtulma olanakları var mı?

Bugüne kadarki uygulamalarda Türkiye’nin konut bağlamında yeterli çözüm üretemediği görülüyor:

Türkiye’nin çok uzun yıllardır kendisine sığınan mülteciler ve çalışmak amacıyla gelen göçmenlere yönelik belirli ve düzenli bir strateji ve politikası yoktur. Her ne kadar Türkiye’ye gelen sığınmacıları değişik şehirlere dağıttığı uydu kent uygulaması var ise de bu şehirlerdeki yaşama dair hemen hiç ciddi bir çalışması ve eylem planı bulunmamaktadır. Suriye savaşına kadar da çok dikkat çekmeyen sayılarda gelen sığınmacılar şehir içinde bir şekilde erimiş ve kendileri ve sorunları görünür olmadan bir şekilde yaşam sürmüştür. Suriye savaşından kaçan mülteciler için başta oluşturulan çadır ve konteynır kampların dünyadaki benzerlerinden bariz üstün kalitesi ile övünülmüş ancak belli bir kişi kapasitesinden sonra (takriben 230 bin) kamp yapımı durdurulmuştur. Elbette Türkiye Cumhuriyetinin yeni kamp oluşturabilecek maddi imkanı vardır. Ancak deklare edilmeyen nedenlerle Suriyeli sığınmacıların artık kamplarda toplu kalması değil, şehirlere yayılması istenmiştir.

Bu nedenle başta sınır bölgesindeki şehir merkezlerine, sonra da tüm Türkiye’ye Suriyelilerin dağılması adeta teşvik edilmiştir. Ancak en baştan beri bir türlü oturtulamayan kayıt sistemi ile bu nüfusun nereye, ne kadar dağıldığı bilinmemektedir. Sağlık alanı dışında da hemen hiçbir sosyal alanda öngörü, idari ve hukuki düzenleme olmaksızın bu dağılma işlemine adeta seyirci kalınmıştır. Bu insanlar, şehirlerdeki akraba ve hayırsever insanların ilgi ve yardımseverliğine teslim edilmişlerdir. Başta, bu konuda en çok ismi anılan ve sorumluluk sahibi olan AFAD ve Kızılay olmak üzere hemen hiçbir kamu kuruluşu şehirlerde gelişen bu yeni süreçte rol ve inisiyatif almamaya adeta özen göstermiştir. Burada siyasi ve idari zeminde bir irade boşluğu yok ise bu yönde bir politika ve strateji oluşturmama yönünde bir irade var demektir. Ancak her ikisinin de mantıklı ve doğru olmadığını son olaylar ispat etmiştir.” (Kılıç. S. 11-12).

Kanımca Türkiye`de de Hannover örneğine benzer bir çalışma yapılabilir. Farklı kentlerdeki üniversite öğrencileri; yaşadıkları kenti, konut durumu, mülteci ve sığınmacı profilleri açısından araştırıp bu veriler doğrultusunda o kentin karakterine uygun yeni, yaşanır konut konseptleri geliştirebilirler. Bu konuda duyarlı vatandaşlar, destekçiler, siyasiler ve idareciler, kamu kuruluşları, sivil toplum kuruluşları elele vermeli. Prof. Friedrich ile iletişime geçilip fikir alışverişinde bulunulup çalışmalarının sonuçlarından faydalanılabilir. Uluslararası çalıştaylar düzenlenerek mülteci / sığınmacı akımından etkilenen ülkelerle birlikte yaratıcı, fikirler geliştirilebilir.

Kaynakça

Erdoğan, M. Murat (2014). Türkiye’deki Suriyeliler –Toplumsal Kabul ve Uyum, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları: İstanbul.

Friedrich, Jörg / Takasaki, Simon / Haslinger, Peter / Thiedmann, Oliver ve Borchers, Christoph (Hrsg.) (2015); Refugees Welcome –Konsepte für eine menschenwürdige Architektur. Jovis Verlag: Berlin.

Kılıç, Taner (2014); Uluslararası Af Örgütü, “Türkiye`de Mültecilerin Hukuki Durumu, Uyum Meselesi”. in: Suriyeli Göçmenlerin Sorunlerı Çalıştayı Sonuç Raporu. Mersin Üniversitesi Bölgesel İzleme Uygulama Araştırma Merkezi: Mersin.

Nowak, Jürgen (2014). Homo Transnationales –Menschenhandel, Menschenrechte und Soziale Arbeit, Verlag Barbara Budrich: Opladen, Berlin, Toronto.

Reklam

Yorumlar
Yorum bırakmak için giriş yapmalısınız!


Henüz yorum yapılmamış!
30 gün içinde en çok
Okunan Yorumlanan
İlgili Görüşler