Arkitera E-Bültenleri

Email adresiniz yeterli
Üyelikten Çıkış
E-Bülten Arşivi

Haberler

Forumda tartışYazıları büyütYazıları küçültBu sayfanın PDF görüntüsünü alBu sayfayı yazdırBu sayfayı arkadaşına gönderBu sayfayı rapor et

ODTÜ’deki Kaçak Yapılar

Tarih: 1 Ağustos 2008 Kaynak: Ankara Büyükşehir Belediyesi
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, ODTÜ’deki kaçak yapılar için Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden (TBMM) mutlak surette özel kanun çıkarılması gerektiğini belirtti.

Başkan Gökçek, Dikmen Vadisi Başkanlık Konutu’nda bir grup gazeteciye Orta Doğu Teknik Üniversitesi kampusunda yapılan kaçak yapıların durumu ile Başkent’teki damacana suların kalitesine ilişkin açıklamalarda bulundu.

Belediye Encümeni’nin almış olduğu karar gereğince, ODTÜ’deki kaçak yapıların yıkılmasının gündeme geldiğini belirten Başkan Melih Gökçek, açıklamalarına Encümen kararını okuyarak başladı. 1983 yılında yetkinin Ankara İmar Müdürlüğü’nde olduğunu ve ODTÜ Kampusu’nun imar planına ilişkin, üniversiteye ikazda bulunulduğunu kaydeden Başkan Melih Gökçek, şunları söyledi:

“ODTÜ yapıldığı tarihten itibaren bugüne kadar yapmış olduğu bütün binaları kaçak olarak yapıyor. Ne Ankara Büyükşehir Belediyesi’nden ne de Çankaya Belediyesi’nden herhangi bir izin almıyor. İmar yasasına göre kaçak inşaat yapmak kesinlikle mümkün değil. Bunun karşılığında da Belediye Başkanlığı’na ve İmar Müdürlüklerine birtakım yükümlülükler getirilmiştir. Yasada kaçak inşaatla ilgili olarak da ‘İlk önce kaçak inşaatı yapan kişi ya da kuruma ikazda bulunulur. İmar planına uygun hale getirilmesi istenir. Yerine getirmemesi halinde de para cezası uygulanır. İmara uygun hale getirilmediği takdirde belediye tarafından yıkılır’ deniliyor. Dolayısıyla bir yükümlülük verilmiş ve bu yükümlülüğünü yerine getirmeyen Belediye Başkanı ve Belediye görevlileri sorumlu oluyor. ODTÜ’nün bu plansızlığı konusunda nasıl bir çözüm yolu bulunacağı hususunda zaman zaman ODTÜ rektörüne ikazlarda bulunduk. Ayrıca ben de ODTÜ Rektörü Sayın Ural Akbulut’a da defalarca, ‘ODTÜ’nün planlarının mutlaka çıkması lazım. Bu eninde sonunda sorun meydana getirir’ diye ikazlarda bulundum. Bu ikazlara rağmen herhangi bir şekilde ortaya bir netice çıkmadı. En son olarak da biz 19 Mart 2008 tarihinde hem Çankaya Belediyesi’ne hem de ODTÜ’ye ellerindeki imarla ve inşaatla ilgili tüm dokümanları bize göndermelerini söyledik. Çankaya Belediyesi’nden çeşitli cevaplar gelmesine rağmen ODTÜ, cevap verme tenezzülünde bile bulunmadı. Bunun neticesinde de Çankaya Belediyesi’ne yasal işlemleri yapması için yazı yazdık. 5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanunu ile Büyükşehir Belediyelerine yetki verildi. Buna göre de imara aykırı bir yapı tespit edildiği zaman Büyükşehir Belediyesi ilgili ilçe belediyesine yazı yazar, imara aykırılıkların düzeltilmesini ister, bu düzeltilme 3 ay içerisinde yapılmazsa, yetki Büyükşehir Belediyesi’ne geçer. Yasa böyle diyor. Bunun üzerine de 3 ay önce yapmış olduğumuz ikazdan sonra bekledik ve 3 say sonra Çankaya Belediyesi ve ODTÜ’den en ufak bir hareket olmadı. Bunun üzerine de Belediye encümenimiz ODTÜ’deki 45 adet binanın inşaatına 40’ar milyar lira ceza yazdı. İmara uygun hale getirilmediği takdirde de yıkımına karar verdi.”

“Bu Karar Keyfi Bir Karar Değil”
ODTÜ’ye ilişkin verilen kararın Büyükşehir Belediyesi’ne ait keyfi bir karar olmadığını kaydeden Başkan Gökçek, “Yasa ne diyorsa biz onu yapıyoruz. Yapmadığımız takdirde sorumluluk bize ait oluyor” dedi.

Alınan kararın ardından tüm basın yayın organlarında haberlerin yer aldığını ve bir takım suçlamalara maruz kaldıklarını anlatan Başkan Melih Gökçek, “Bize, ‘Şimdiye kadar aklınız neredeydi?’, ‘Neden şimdiye kadar beklediniz?’, ‘Arsenikle ilgili ODTÜ’nün yaptığı açıklamaya misilleme olarak mı bunu yaptınız?’ gibi suçlamalar yapıldı. Öncelikle biz gerçi sözlü olarak senelerdir söylüyoruz, ama kendileriyle ilk resmi yazışmamızı 19 Mart 2008’de yaptık. Yani bundan 5 ay önce yapmışız. Arsenik açıklaması ise 1,5 ay önce oldu. Bir neden bulmak gerekirse tam tersine bizim ‘ODTÜ bu yazı yazdığı için bu olayı ortaya çıkarttı’ dememiz lazım. Sakın yanlış anlaşılmasın böyle bir şey demiyoruz, ama ileri sürülen iddianın saçmalığını ortaya koymak açısından ifade ediyorum. İkincisi ise bize yetki Büyükşehir Belediye Kanunu yürürlüğe girdikten sonra geldi. Daha önce böyle bir yetkimiz yoktu. Bize ‘Daha önce neredeydiniz ?’ diyenler haksızlık yapıyorlar. Çok farklı kesimlerden vatandaşlar bize, ODTÜ’nün Mimarlık, Şehir Planlamacıları, İnşaat Fakülteleri olduğunu ve buradaki öğretim görevlileri, doçentler ve profesörlerin İdari Mahkemelerce bilirkişi olarak çeşitli çalışmalara tayin edildiklerini söylediler. Şu anda Türkiye’deki imar konusuyla ilgili bütün itilaflarda bunlar görev alıyorlar. Şimdi bizim hakkımızda bu kararları veren kişiler ODTÜ’nün içerisinde kaçak yapıların yapılmasına müsaade ediyorlar. Buna siz müsaade edersiniz? diye şikayetlerde bulundular bize” diye konuştu.

Bu şikayetler üzerine harekete geçtiklerini ifade eden Başkan Melih Gökçek, bundan sonra herhangi bir imar planı yaparak bu binalara meşruiyet kazandırmalarının da mümkün olmadığını belirterek, “Çünkü bu imar affı anlamına gelir. bu da kanunen mümkün değil. Ancak bundan sonra yapılacak binalar için bir imar planlaması yapabiliriz, öncesi için kanunen hiçbir şey yapamayız” dedi.

“ODTÜ’nün Yıkılmasını İstemiyoruz”
ODTÜ’nün Türkiye’nin en kıymetli üniversitelerinden birisi ve bir bilim yuvası olduğunu anlatan Başkan Gökçek, “Bu yuvanın devam etmesi lazım. Ben Ankara’nın hedeflerini sayarken her zaman Başkent’in üniversiteler kenti olması gerektiğini hep söylüyorum. Bu konuda da üniversitelere alt yapıyı Ankara Büyükşehir Belediyesi Meclisi’nden geçirmek kaydıyla karşılıksız olarak yapmaya hazır olduğumuzu beyan ettim. Bunun arkasındayım ve bir adım geriye atmadım. Burada önemli olan ODTÜ gibi bilim adamlarının en yoğun olduğu bir yerde, bilimden ve hukuktan yoksun bir şekilde, ‘hukuk ve bilim bizim için değil, bizim haricimizdeki müesseseler için geçerlidir’ mantığıyla yıllardan beri onlarca kaçak binanın korkusuzca yapılmasıdır. Bilirkişilik yapıp bu konuda karar veren kişilerin, bu yaptıklarını izah etmek mümkün değildir. Kimse orayı yıkmak istemiyor. Ama burayı hangi kanuna göre yaptıklarını ve sorumluları bulup açıklasınlar. Hamasi sözlerle ortalığı karıştırmasınlar” diye konuştu.

“Tek Yol TBMM'den Özel Kanun Çıkarmak”
Başkan Melih Gökçek, kimsenin ODTÜ’nün yıkılmasını istemediğini bir kez daha vurgulayarak, “Bunun tek çözüm yolu, TBMM’den çıkartılacak özel kanundur. Hükümetimize müracaat edip bir kanun talebinde bulunmaları ve özel bir imar affı istemeleri lazım. Başka bir yolu yok. Ben de bu binaların kurtulmasını istiyorum. Ama şunu söylemek zorundayım, eğer böyle bir çare bulunmazsa ve sorun giderilmezse bunları yıkmaz zorundayız. Aksi takdirde başka kaçak yapılarla karşılaşıldığında da herkes bu durumu suiistimal edebilir” dedi.

Eryılmaz'ın Açıklamalarına Cevap
Toplantının ardından gazetecilerin sorularını cevaplandıran Başkan Melih Gökçek, bir gazetecinin, Çankaya Belediye Başkanı Muzaffer Eryılmaz’ın, kendisine ilişkin yaptığı açıklamalardaki üslubuyla ve Çankaya Belediyesi’nin ODTÜ’deki kaçak yapılara ilişkin imar planı yapıldığını söylemesiyle ilgili olarak, “Ben bu adamın, seviyesine düşmem. Zaten o konuda ceza davaları açtım. Bu terbiye dışı ifadeleri için hukuk nezdinde hesabını soracağım. Ayrıca Çankaya Belediyesi’nin böyle bir planı yapsa bile, hukuken mevcut olan binalara meşruiyet getirmesi yasal olarak mümkün değildir. Yani bir plan yaparsanız, yapılan plan içinde bu binaları gösterirseniz bile onlara ruhsat veremezsiniz. Çünkü plan yapılmadan yapılan inşaat, kaçak inşaattır” cevabını verdi.

ODTÜ Rektörü Ural Akbulut’un açıklamalarına ilişkin de cevap veren Başkan Melih Gökçek, “Sayın Akbulut’la da görüştük. Bir televizyon kanalında telefonla katıldık. Kendisine programda sordum ve gazetelerde yer alan haberlerle ilgili olarak dedim ki: ‘Melih Gökçek bizden villa için arsa istiyor, diye bir açıklamada bulundunuz mu?’ diye. O da böyle bir şey yoktur, daha önce Çankaya eski Belediye Başkanı Doğan Taşdelen tarafından istenen bir şey olduğunu söyledi ve böyle bir şey söylemediğini ifade etti” dedi.

“ODTÜ’nün Vişnelik Tesisleri’nden yol geçeceğinden dolayı böyle bir durumun yaşandığına” ilişkin bir soru üzerine de Başkan Gökçek, “Bu mümkün değil. Çünkü 1992,1993 ve 1998 yıllarında yapılan 5 binlik imar planlarında bu yollar zaten gösterilmiştir. Bunun olması mümkün değildir” cevabını verdi.

Eymir Gölü’nü ODTÜ’nün Büyükşehir Belediyesi’ne vermemesi üzerine bu olayın yaşandığına ilişkin söylentiler bulunduğunu kaydeden bir gazetecinin sözleri üzerine de Başkan Melih Gökçek, “Bu da mümkün değil. Çünkü ben Eymir Gölü’nü verirseniz halka açarız, vermezseniz su vermem dedim. Bu sözüm de halen geçerlidir” dedi.
Eymir Gölü’nden Büyükşehir Belediyesi’nin su aldığına ilişkin daha önce çıkan haberlere de açıklık getiren Başkan Gökçek, “Bu haberler üzerine Eymir Gölü’ne yetkilileri yolladım ve böyle bir kuyu varsa kapatın hemen dedim. Tespitlerine göre 4 tane kuyu varmış ve bunlardan sadece 1 tanesi Büyükşehir Belediyesi’nin olduğunu tespit etmişler. Onu derhal kapattılar. Diğer 3 kuyu da ODTÜ’ye ait çıktı. Yani ODTÜ’nün bütün suyunu Eymir’den alıyorlarmış. Bunu da tespit ettirdik ama hiçbir basın yayın organında çıkmadı haber” diye konuştu.

“Yeni Bir İmar Planı Yapılsa Bile, Bu Binalara Kaçak Olarak Sayılır”
İmar mevzuatına ilişkin açıklamalarda da bulunan ve “25 binlik, 5 binlik ve binlik planların ardından parselasyon planları yapılır ve bu toplam 4 aşamalıktır. Bunlar gerçekleşmeden yapılan bütün inşaatlar kaçaktır” diyerek konuşmasına devam eden Başkan Gökçek, “Şu anda bir imar planı yapılsa dahi, daha öncekiler meşruiyet kazanmaz. Bundan öncekileri bu planlar kapsamaz. Bu binalar kaçaktır” dedi.

“Çankaya Belediyesi, Kaçak Yapılaşmaya Göz Umuyor”
Kaçak yapılarla mücadele etme yetkisinin ilçe belediyelerine ait olduğunu açıklayan Başkan Melih Gökçek, Ankara’nın tüm ilçelerinde kaçak yapıya izin verilmezken, Çankaya Belediyesi’nin bilinçli olarak özellikle Karataş ve Mühye bölgelerinde kaçak yapılaşmaya göz yumduğunu söyledi. Bu konuda da defalarca ikazda bulunmalarına rağmen bunun devam ettiğini söyleyen Başkan Melih Gökçek, “Bu yazılarımıza rağmen 3 ay içerisinde bir gelişme olmazsa, yıkma yetkisi bize geçer” dedi.

Kaçak Yapılara Yol Açılır
Konuyla ilgili ODTÜ’nün mahkemeye gideceği duyumları aldıklarını belirten Başkan Gökçek, mahkemeyi kazanmaları halinde Türkiye’deki tüm kaçak yapılara af yolunun açılacağını, bu durumda hem kendilerinin hem de Türkiye’deki tüm kaçak yapıların kurtulacağını söyledi.

Damacana Suları Denetlemek Bizim Yetkimizde Değil
Bir soru üzerine,CHP milletvekilleri ve Belediye meclis üyelerinin verdikleri beyanatlarda belediyenin damacana suları denetlememesinin eleştirildiğini de hatırlatan Başkan Gökçek, Belediyelerin damacana suları konusunda hiçbir yetkisi olmadığını, bu konuda tek yetkili olanın Sağlık Bakanlığı ve il sağlık müdürlüklerinin olduğunu vurguladı.

“Barajlardaki Su Durumu Yanlış Veriliyor”
Barajlardaki su durumunun televizyonlarda Başkent’te yüzde 3 olarak verildiğinin hatırlatılması üzerine Başkan Melih Gökçek, televizyonların bu konuda hata yaptığını belirterek, “Mesela barajlarda yüzde 3 su kaldı diyorlar, ayrıca diğerinde de yüzde 40 su var diyorlar. Barajlardaki suların orantı olarak verilmesi çok yanlış. Çünkü, Ankara’daki barajların toplam su kapasitesi, Kesikköprü hariç, 1 milyar 600 milyon metreküptür. Şimdi siz bunda yüzde 10 su var derseniz, 165 milyon metreküp su yapar. Bir başka yerin yüzde 50’si derseniz bir bakarsınız oradaki suyun yüzde 50’si 100 bin metreküp eder. Bir de şehirlerin nüfusuna bakmak gerekir. Aslında yapılması gereken Ankara’nın barajlarındaki su miktarı şu kadardır, Ankara’nın günlük su tüketimi de şu miktarda yapılmaktadır diye verilmesi gerekir. Mesela İstanbul ile Ankara’nın su tüketimi aynı değil ki. İkisi aynı şekilde kıyaslanamaz. İkimizin de 500’er milyon metreküp suyu olsa. Bana 500 gün yeter, İstanbul’a 250 gün yeter. İzmir’e ise 750 gün yeter. Bu yüzden su kullanım kapasitelerine göre rakamları vermek gerekir” dedi.

Kesikköprü’den Ankara’ya getirilen suyla birlikte Başkent’in 20 yıllık suyunun bulunduğunu anlatan Başkan Melih Gökçek, “Uzun yıllar Başkent’in gündeminde su sorunu yoktur” diye konuştu.YorumlarYorum Sayısı: 18

12 Ağustos 2008, 12:16Yazan: Burcu KarabasBaşkent’in gündeminde son haftalarda büyük yer tutan ve tüm Türkiye’nin de ilgiyle izlediği "Gökçek ODTÜ’yü yıkacak mı" tartışmasında önemli bir gelişme yaşandı.

Büyükşehir Belediyesi’nin ODTÜ’deki 40 bina için verdiği para ve yıkım cezasına mahkemeden durdurma kararı geldi.

Hürriyet'te yayınlanan habere ulaşmak için tıklayın.

1 Ağustos 2008, 14:50Yazan: ayasofyaKeşke Melih Gökçek her türlü kaçak yapı için aynı sorumluluğu olduğunu hatırlasa. Ankara'lı değilim ama İstanbul Büyük şehir Belediye'sinin bile ciddi kaçak katları olan yapısı var. Örneğin İSKİ binası. Gökçek'in anlamadığı bu binaların kampüs içinde ÖZEL BİR YASAYA dayanılarak yapıldığı. Yani o yasa çerçevesinde ODTÜ Rektörlüğü'nün imar izni alması gerekmiyordu. Yeni kanun eski hakları silemez. Artık belli ki gündemi çevirmek için konuşuyor da konuşuyor. Arsenik hikayesine gelince. Su temizdir diye ODTÜ raporu var diyerek. ODTÜ'nün adını marka niyetine kullanmaya çalıştı kendisi. Sonra ODTÜ'den itiraz gelince Mart ayında gönderdiği yazıyı da delil gösterip ceza vermeye kalkıyor. Önce yazdım diyor. Böyle bir koz elde ettiği gün tabii ki yazıyı yazacak. Sonradan aba altından soğa göstermek için başka kaç kuruluşa böyle yazı göndermiştir kim bilir. Canı sıkıldığında bunu bir unsur olarak kullanacaktır. ODTÜ binaları bu özel yasa çerçevesinde gerekirse mecliste görüşülüp yasal hale getirilmelidir. Ama bunu yapmayacakları gün gibi ortada. Gökçek Üniversiteler Şehri olarak görmek istiyorum Ankara'yı diyor ama sadece "benim istediklerim doğrultusunda rapor veren üniversiteler şehri" demek istiyor herhalde. Bu açıklamaları ya da ODTÜ'ye karşı bu güç göstermini danışmanlarına danışarak ya da ODTÜ'ye yapacağı bu ceza verme durumuyla oy kaybetmeyeceğini yani zaten ODTÜ'lülerden oy alamayacağını kabul ettikten sorna yaptığı da belli. "Su" gündemini değiştirme durumunun unutmamamız gerektiğini bir kere daha hatırlatırım.

1 Ağustos 2008, 09:32Yazan: Emine MerdimAnkara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek'in ODTÜ ile ilgili basın toplantısı görüntüleri http://www.ankara-bel.gov.tr/AbbSayfalari/Ana_sayfa/baskan_odtu_basin_aciklamasi.aspx

26 Temmuz 2008, 01:28Yazan: RedRapsodyDiğer yandan ODTÜ'nün sıkıştığı nokta bence dop payı alınmayan belediyede imar planı hazır olmayan arsaları değil. Ankara halkına kapalı kampüsüdür. Ankarada yanyana kampüsleri olan vakıf üniversitesi BİLKENT'e rahatça girebilirsiniz, kütüphanesinden faydalanabilirsiniz. Pekçok araştırmamı BİLKENT kütüphanesinde yaptım... ODTÜ kütüphanesine hiç giremedim, girmeyi aklımdan bile geçirmedim hatta. Yanınızda bir ODTÜ'lü olmadan ODTÜ kampüsünü kullanmanız çok zordur. İşte ODTÜ'yü haklıyken haksız duruma düşüren anlayışı bu aslında. İşte ODTÜ'nün kaybettiği ve köşeye sıkıştığı anlayısı aslında bu... ODTÜ de bir heykel vardır, yükselen değerler , alçalan değerler anıtı, inen çıkan grafikler... İşte o anıtı iyi yorumlamak gerek, ne yükseliyor, ne alçalıyor. Yükselenler neden yükseliyor, alçalanlar neden alçalıyor? ODTÜ kampüsünü herkese açın, kampüsleri kente açın, yoksa değer eğrileri iyice dramatikleşecek. Haklıyken haksız duruma düşüp, rant akbabalarının kurbanı olacak...

24 Temmuz 2008, 20:25Yazan: RedRapsodySöz konusu başkan kendisini zeki sanan 'şark kurnazı' tipolojisindeki gruba dahil olabilmek için gücünü harcıyor görüntüsünde. Yıllardır Ankara'da AOÇ yi ele geçirme planları yapıyor zaten. Diğer taraftada 'memleket elden gidiyor' diye panik yapmış kamu yöneticileri... Sonuç böyle saçma sapan polemiklerle ortaya çıkan iç çekişmeler... Şimdi de ODTÜ'yü yakaladı. Peki ozaman Türkiye'deki bütün üniversite kampüsleri incelensin, hepsinden %40 belediyeye dop payı verilmiş mi bakılsın.Yahu belediye nedir. Sen kimsin? Ne için kimden arsa istiyorsun? Amacın hizmet mi? Kime hizmet? ODTÜ den bahsettiğinin farkında mı bu adam, Türkiye'nin en büyük gerçek teknoloji üreten üniversitesinden, en büyük AR_GE tesisleri olan üniversitesinden. Böyle saçma sapan birşey olmaz. Yasalar zart zurt edebiyatı yapıyor. Yasa sen babana çiftlik yap diye çıkmış birşey değil demesi gerekiyor birinin. Herşeyi yasasına uydursak sen dahil ortada adam kalmaz demesi gerekiyor belki birilerinin de... ODTÜ'nün halka açık bir üniversite ortamına kavuşması için Melih Gökçek'in tehditleri beklenmemeli. Benim mezun olduğum 'Çukurova Üniversitesi' kampüsü halka açıktır, kapıda güvenlik vardır ama içeriye girer oturur, gezer tozar, kütüphaneye girer , manzara izler gidersiniz. Bunun hiçbir ters etkisini görmedim. ODTÜ bu esnekliği gösterip, elindeki imkanları kontrollü biçimde halka sunma erdemini gösterebilir. İ. Melih Gökçek' e de en güzel cevap olur bu. Üniversiteyi RANT kapısı olarak gören bu zihniyet yokedilmelidir. Bakınız Kayseri Erciyes Üniversitesi çok iyi bir örnek. Kampüsün içerisinden alt geçitle, öğrenciyle karşılaşmadan trafiği alta alarak Kayseri'nin Talas , ilçesiyle merkezi birbirine bağlanı. Kayseride yanlış işler de yapıldı kent içindeki alt geçitlerle ilgili, ama bu gerçekten çok olumlu bir iş oldu ve Talas ilçesini merkeze birleştirdi. Kimse yönetime bana %40 dop vereceksin diye dayatmamıştır eminim böyle birşey olamaz. Belediye projesini rektörlüğe sunmuştur, onlar da kabul etmiştir. Üniversitenin her işine koşturur zaten Kayseri'li onlar istemeden binasını yapar. Bu iyi niyetli ilişki bence örnek teşkil edecek türden. Burada mesele şu ' iyi niyet' ve ' iş yapma' çabası. Burada eğer Ankara'ya ve ODTÜ ye değer katacak bir proje için ODTÜ den arazi talep ediliyorsa neden karşı çıkılsın. Ama Melih Gökçek'in antipatik gülüşü ve tutarsız, ironik üslubu, 'şark kurnazı' teknikleri eminim ODTÜ yönetiminin midesini alt üst ediyordur. Kişisel olarak benim de... Çarkın dönmesini arazi rantına bağlayan belediye anlayışının yokedilmesi gerektiğini düşünüyorum. Hizmet üretme çabasındaki ve herkesi dinleyen belediye anlayışının desteklenmesini diliyorum. Ayrıca son Ankara gezimden bir not. Eskişehir yolu boyunca trilyonlar harcayarak dikilen grup halindeki fidanlar ' ANKARA İKLİMİNE' uymadığı bilindiği halde dikildi. Su sıkıntısı olmasına karşın da 'aman kurumasın' denilerek sulanmaya devam ediliyor. Eskişehir yolunda dikilen bütün ağaçlar kuruyacak. ODTÜ'den tek bir binanın tek bir çivisini sökmeye kimsenin gücü yetmez, bunu herkes bilir. Ankara'nın Ankarayı taşıyabilecek kapasitede, iyi niyetli ve antipatik olmayan bir belediye başkanına kavuşmasını diliyorum.

22 Temmuz 2008, 13:44Yazan: AZMİ AÇIKDİL"Oltaya gelmek " nereden çıkarıyorsunuz bunları. Dilin kemiğimi var. Dileyen her yeriyle konuşabilir.
Lafın geldiği yer, Behruz Bey'in konsepti değil, mesleğimizin değer ölçüsü hiç değil.

Binaları beğenmediğinden mi yıkıyor ?. Yoksa aralarından bir yol bulup gölde ki ormana ulaşmak için mi yıkıyor ?. Herkeste bu güne kadar dosdoğru işini yaptı. En son davetle elde edilen projeyi bakınız. İşin nasıl yapıldığının aynasıdır.

Meslekten olmayan hiçbir kimseye, değil ODTÜ, meslektaşlarımın yaptığı hiçbir proje ve yapı için laf söyletmem.

Rektör elbette kapı da bekleyecek. Koskoca Ankara Belediyesi Gökçek mi demek. Kimseden ses çıkmayınca tek başına mücadele vermesi bence diğer rektörlere de örnek olmalı.

Arkasın da durmak için kalemlerimizi bırakıp saf tutmalıyız. Taraf olmalıyız.
Lafı saptıranlar Gökçek'ten farklı kimseler değildir.

22 Temmuz 2008, 13:43Yazan: Gül KeskinBahsi geçen kampüs planlaması ve çok sayıda fakülte binasının yarışma yöntemiyle elde edilen projelerinin sahibi Behruz Çinici'ye, Melih Gökçek’in yaptığı açıklamalarla ilgili görüşünü sorduk: Üzerindeki Her Yapının "Tasarlandığı" ODTÜ Kampüsü Yıkılıyor mu?

22 Temmuz 2008, 13:14Yazan: buraktosunNe yazık. Melih Gökçek oynuyor camiamızla ve ne yazıkki oltaya gelen entellektüel mimarlarımız ve öncelikle otorite ve kalite sahibi odtu rektörümüz. Behruz beye gelince. Behruz bey kesinlikle projesinin üzerine gitmeli ve kendi eserinin konseptini korumalıydı.Çünkü onun eseriydi. Melih Gökçeğin bu hareketi yapması bizim Şehir Bölge Planlamacı ve Mimar meslektaşlarımızın ne kadar mesleğimize değer verdiğimizi göstermekte. Ne yazıkki işimizi değil laf ebeliğini iyi biliyoruz. Melih gökçek gibi bir adama söz hakkı doğuruyorsak bu bizim ayıbımız. Dosdoğru işlerimizi yapmalıydık. Rektöre gelince "kapıda bekliyor olacağım" diyor. ODTU bir çiftlik sende o çiftliğin sahibi değilsin. Türkiye Cumhuriyeti Devletim bunlara çözüm üretemeyecek bir yer değil. Bu basın açıklamalarıyla değil icraatlarıyla görmek ümidiyle.

22 Temmuz 2008, 12:44Yazan: luminaMelih Gökçek'in "başarısı" da bu zaten. Hangi kartı ne zaman açacağını, o kart açıldığında ne yaygara kopacağını biliyor ve herkesle istediği gibi oynuyor. Tv tartışmalarında filan da o yüzden o kadar rahat, bazen pişkinliğe varırcasına. Gökçek'le mücadele zor. Herkesin açığını koleksiyon yapıyor sanki sonra da yasadır şudur budur herşeyi arkasına alıp çakıveriyor kibriti.

22 Temmuz 2008, 12:19Yazan: ayasofyaHedef saptırılıyor. Su sorunu devam ederken gündemde kalmak biraz kendi seçmenine su hikayesini unutturup zenginler (pardon yüksek gelirli kısım ona yakındır) "eğitimliler kaymağı yiyor okumamışlara yazık değil mi?" havasında. Bu gündem ve hedef saptırılması basitçe. Ciddiye almayın demem ama İ.Gökçek Mimarlar Odası'ndan bu tür bir cevabın geleceğini tahmin ediyordu zaten. Hatta kelimesi kelimesine bu mühürlemeyi yapmadan biliyordu diyebilir o kadar tipik yani. Oda HEMEN BÜYÜK TEPKİ VERDİ. Bu basın bildirisni okuyan İ. o kadar korkacak ki bu edebi yazı üzerinde belki de istifa edecek. Gündem değiştiremek yerine bu tür saçmalığı SU politikasını yanlışları gündemde tutup ODTÜ'nün bu arazisinin Ankara'nın hava alma yeri olarak tutulmasının şehircilik açısından su katılmamış İ.nin aklına dahi gelmediğini belirtmek bence daha akıllıca olacaktır

Bütün yorumları forumda okuyun!
Takvim
<<Eylül 2008>>
Pzt Sal Çar Per Cum Cmt Paz
1 2 3 4 5 6 7
8 9 10 11 12 13 14
15 16 17 18 19 20 21
22 23 24 25 26 27 28
29 30          
Haber Bölümleri
Haber Kategorileri
Yayınlanan haberlere günlük olarak yukarıdaki takvimden, haberlerin kategorilerine ise aşağıdaki listeden ulaşabilirsiniz.

Ürün Tanıtımı