Diyarbakır üç milyon turisti hak ediyor

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi ve Diyarbakırlı sivil toplum örgütleri, 2013'ün "Diyarbakır Surları Yılı" yapılması ve surların UNESCO'nun miras listesine alınması için yoğun bir çalışma yürütüyor.

Surların korunması için Cumhurbaşkanı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın kapısını defalarca aşındıran Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir’in surlarla ilgili yaptığı son değerlendirmelerden öğrendik ki, yerel yönetim ve sivil toplum örgütlerinin son aylardaki tanıtım atağına rağmen merkezî hükümet surların düzenlenmesi konusunda ağır davranıyor.

Diyarbakır’da yerel yönetimler, sur içinde yer alan mahallelerde örnek çalışmalar yaptı. Son altı yıllık dönemde tarihî şehrin girişi olan Dağkapı Meydanı’ndan başlanarak surların etrafı düzenlendi, yeşil alanlar oluşturuldu, ışıklandırılarak bölgenin güvenliği sağlandı. Sur içindeki sivil mimari eserleri, camiler, kiliseler, hanlar, hamamlar restore edilerek yeniden kullanıma açıldı.

Son bir yıl içinde Diyarbakır’a pek çok kez gittim. Yerel yönetimin restorasyon seferberliğini izleme imkânı buldum. Bir zamanlar, bırakın yabancı turistleri, Diyarbakırlıların bile giremediği sokaklar şehrin kalbinin attığı yerler hâline geldi.

Surlarla ilgili bütün yetki Kültür ve Turizm Bakanlığı’nda olduğu için yerel yönetimin çalışmaları sur içindeki alanla sınırlı olmak zorunda.

Baydemir’in, hem surların hem de sur içindeki eserlerin, hükümet çevrelerinin sevdiği tabirle “ihyası” için bir önerisi var: 2013-2019 arasında yalnızca surlar ve sur içine yönelik beş yıllık bir kalkınma planı hazırlansın. Bir milyar liralık bir kaynak ayrılarak bütün sur içinde bir turizm hamlesi başlatılsın.

Diyarakır’da yerel yönetimler taleplerin karşılanması durumunda şehrin turizme açılması konusunda iddialı. Diyarbakır’ın önüne koyduğu hedef yılda üç milyon turist. Diyarbakır bunu hak ediyor.

Surlar yaşam alanı

Geçen hafta İstanbul’da surların restore edileceğinin işaretlerini veren Büyükşehir Belediyesi’ne sur restorasyonuyla ilgili uluslararası yaklaşımları hatırlatmıştım. Bu konudaki temel yaklaşım surların restore edilemeyeceği yalnızca güçlendirme çalışmaları yapılabileceği şeklindeydi. Benzer bir tartışma Diyarbakır’da da yapılıyor.

Tarihi sekiz bin yıl geriye giden surların içinde pek çok farklı medeniyet yaşadığı için her gelen medeniyet bazı işlevsel değişiklikler yaptı. Diyarbakır Surları günümüze sürekli değişerek ve yenilenerek geldi. Bu görüşe göre surlar restore edilirken günümüzün ihtiyaçları gözönünde bulundurularak bazı değişiklikler yapılabilir. Çünkü Diyarbakır Surları İstanbul Surlarının aksine aynı zamanda bir yaşam alanı. Şehrin kalbi tarih boyu bu surların etrafında attı.

Bazı kesimlerle surların ve içindeki mimarinin aslına sadık kalınarak yenilenmesinden yana. Şehirdeki hâkim görüş bu anlayış arasında bir mutabakat oluşturulması. Yani hem tarihî mimariyi bozmayan hem de güncel ihtiyaçlara bir parça da olsa cevap veren bir yöntem bulunmalı.

Etiketler

Bir yanıt yazın