+ Arkitera'nın gelişmiş özelliklerinden yararlanmak için lütfen giriş yapınız!
veya ile bağlan.

Ah Şu İstanbul

Yazar: Doğan Heper
Kaynak: Milliyet
19 Eylül 2013, 09:23
  defa okundu.

İstanbul’u düşünmek görevimiz. Çünkü biz hem bu şehirde doğduk, büyüdük, yaşıyoruz, hem de bu şehri seviyoruz.

Hiç bitmeyen konumuz: "Tophane'den Ortaköy'e sahil yolu."

Biz de bu yolun yararına inananlardanız. Ama bunu bugün söylemiyoruz. Çok önce ortaya atmış ve daha sonraları çeşitli tarihlerde aynı görüşü savunmuşuz. Yani, kalemimizde tüy bitti...

5 Ağustos 1998'de de bu köşede o konu var. Üstelik İstanbul Belediye Başkanı olmak isteyenlerden beklenenler de sıralanmış. Hatırlayalım. Çünkü bu konuların çoğunun gerçekleşmesini İstanbul halkı hala bekliyor.

"İstanbul Belediye Başkanlığı'na talibim" diyenin bu şehrin güzelliğine güzellikler katacağının da teminatını vermesi, vaatlerini sıralaması beklenir.

Örneğin:

Üsküdar'dan Beykoz'a sahil yolu yapacağım.

Tophane'de sahildeki depo ve antrepoları yıkacağım.

Dolmabahçe Sarayı'nın tarihi değeri olmayan cadde üstündeki duvarını kaldıracağım.

Boğaz ve saray ortaya çıkacak.

Tophane'den Ortaköy'e sahil yolu inşa edeceğim.

Konut inşaatının, çeşitli uydu kentlerde yoğunlaşmasını sağlayacağım.

Yeni yolları yapmayanlara inşaat ruhsatı vermeyeceğim.

Tüm sanayi birimlerini şehirden çıkartacağım.

İşyerleri, eğlence yerleri ve konut alanlarını kati olarak ayıracağım.

Otopark sorununu çözeceğim.

Gecekondu yapmayı, işportacılığı İstanbul'da kimse düşünemeyecek bile... Mevcut gecekonduların yerine depreme dayanıklı blok apartmanlar yapacağım.

Sıvasız, boyasız, çatısız bina bırakmayacağım.

Ana caddelerde birbirine benzemez binalar görmeyeceksiniz. Kaldırımlar temiz, çiçekli ve yürünebilir olacak.

Toplu taşıma sorun olmaktan çıkacak. Şehirde trafiğe kapalı merkezler olacak.

Deniz ve karayolu ulaşımında işbirliği sağlanacak.

Pis otobüslere, trenlere, toplu taşım araçlarına, taksilere artık rastlanmayacak.

Tarihi eserler pırıl pırıl olacak ve tümü geceleri aydınlatılacak...

Yerimiz dar, o yüzden yalnız trafiği ele aldım.

İstanbul'da trafik tıkandı.

Şimdi 90 km, hız tartışması yapılıyor.

Artık o saat, bu saat yok, her saat araçlar yerinde sayıyor.

Mesela, TEM'de şehre girilen gişelerden Levent iki saat sürüyor.

Motor siklet yolu yok, adamlar "acemi cambazlık" yapıyor. Servisler caddeleri, otomobiller kaldırımları işgal ediyor.

Topbaş, ne yapıp etmeli İstanbul'un trafik sorununa acele bir çare bulmalı.

Mesela, Başbakan'ın önerisi vardı; İstanbul'a vize önerisi, dinletemedi. Her yıl İstanbul'da nüfus bir orta boy Anadolu şehri kadar artıyor. Mevcut altyapı, bu nüfusu kaldıramaz. Tayyip Erdoğan, bunu görüyor. Vizeyi bunun için savunuyordu.

Sonra, sahi, trafik sorunu demişken aklıma geldi, bu şehrin trafik müdürü kim, yoksa yok mu?

Reklam

Yorumlar
Yorum bırakmak için giriş yapmalısınız!


Henüz yorum yapılmamış!
7 gün içinde en çok
Okunan Yorumlanan
İlgili Haberler