+ Arkitera'nın gelişmiş özelliklerinden yararlanmak için lütfen giriş yapınız!
veya ile bağlan.

Tabanlıoğlu'ndan Uludağ Üniversitesi'ne Mimarlık Fakültesi

Kaynak: olay.com.tr
25 Mart 2016, 12:20
  defa okundu.

Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından Uludağ Üniversitesi’nin Görükle Kampüsü’ndeki Mimarlık Fakültesi’ne kazandırılacak yeni ve modern binanın projeleri hazırlandı, yapılan lansmanla da kamuoyuna tanıtıldı.

Tabanlıoğlu'ndan Uludağ Üniversitesi'ne Mimarlık Fakültesi

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe ile Uludağ Üniversitesi (UÜ) Rektörü Prof.Dr. Yusuf Ulcay, UÜ Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Nilüfer Akıncıtürk ve Mimar Murat Tabanlıoğlu'nun Büyükşehir Belediyesi Yeni Hizmet Binası Encümen Salonu'nda bir araya geldiği lansmanda, Uludağ Üniversitesi Mimarlık Fakültesi'ne kazandırılacak binanın proje sunumu da yapıldı.

"Bursa'yı geleceğe taşıyan her adımda kurumlarımızı destekliyoruz"
Bursa'ya eserleriyle değer katan Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe, kentte eğitime ve eğitim kurumlarına destek verdiklerini belirterek tüm kurumlarla işbirliği halinde olduklarını vurguladı. Başkan Altepe, Mimarlık Fakültesi'ne yeni fakülte binası yapılması ve mevcut binaların tadilatına ilişkin protokolün daha önce imzalandığını hatırlatarak, "Büyüyen ve gelişen Bursa'da tüm kurum ve kuruluşlarla ortak çalışmalar yapıyoruz. Bursa'yı geleceğe taşıyan her adımda, Uludağ Üniversitesi ile bağlarımızı artıran projelere imza atıyor, eksiklerin giderilmesine çalışmaya devam ediyoruz. Mimarlık Fakültesi'nin talebi üzerine bu projeyi hayata geçirmek, Büyükşehir Belediyesi olarak bizler için önemliydi. Üniversitenin güç kazanması için Mimarlık Fakültesi'ne yeni bina kazandırılmasını gerekli ve önemli buluyoruz" diye konuştu.

Proje çalışmalarının uzun zamandır sürdüğünü ifade eden Başkan Altepe, sürecin en hızlı şekilde ilerleyeceğini, en kısa sürede inşaatın başlayacağını ve yaklaşık 2 yıl içinde de Mimarlık Fakültesi'nin yeni binasında eğitime başlamasını hedeflediklerini anlattı.

Üniversiteye destek teşekkürü
Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Yusuf Ulcay, üniversiteye desteklerinden dolayı Başkan Altepe'ye teşekkür ederek, "Yaklaşık 1 yıldır sürdürdüğüm görevimde, Uludağ Üniversitesi'nin 25 yılını planlamayı hedefleyerek çalışmalarımıza başladık. Üniversite olarak kentin ihtiyaçlarına cevap verme hedefiyle eksikleri araştırdık. Mimarlık Fakültesi'nin Mühendislik Fakültesi'nden ayrılarak kendi binasında eğitim öğretimlerine devam edecek olmasından dolayı Başkan Altepe'ye teşekkür ediyorum. Üniversitemiz, hem Mimarlık Fakültesi hem de diğer alanlardaki çalışmalarla 3 yıl süresince şantiye görünümünde olacak ancak bu 3 yılın sonrasında daha güzel bir noktaya ulaşacağımıza inanıyorum" dedi.

"Mimarlık camiası adına kırılma noktası"
UÜ Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Nilüfer Akıncıtürk, 23 yıl önce kağıt üzerinde kurulan, 1 Nisan 1994'te adımları atılan ve halen 1990'lı yıllarda yapılan 20 yıllık binalarda eğitim veren Mimarlık Fakültesi'nin artık yetersiz kaldığını anlattı. Prof.Dr. Akıncıtürk, Mimarlık Fakültesi'nde zaman içinde öğrenci sayısının arttığını, yeni bölümler açıldığını ve mimarlık bölümüne ilginin artmasıyla ihtiyaçların da ortaya çıktığını söyleyerek, "Üniversitemizin başarılı bir bölümüyüz. Ülke çapında 138 mimarlık bölümü arasında ilk 10'a giriyoruz. Bu da bizi daha iyi olmaya yönlendiriyor. Büyükşehir Belediyesi'nin desteğiyle yeni binamızda eğitimlerimize maksimum 2 yıl içinde başlayacağız. Bugün mimarlık camiası adına bir kırılma noktası. Çok mutlu ve gururluyum" şeklinde konuştu.

Öğrencilere atölye gibi fakülte
Projeyi hazırlayan Mimar Murat Tabanlıoğlu da UÜ Mimarlık Fakültesi'ne bir nebze de olsa destek olmak istediklerini anlatarak, "Bursa'da güzel bir çalışma yapılacak. 90'lı yıllarda yapılan binanın yenilenmesi ve tamamlayıcı olması önemli. Mevcut bina alanı şu an 3500 metrekare, yeni projenin ardından bu alan yaklaşık 6 bin metrekare olacak. Açık sergi, workshop ve dinlenme alanlarının da yer alacağı binayı, öğrencilerin kendi atölyeleri gibi görmelerine olanak sunacak şekilde planladık. Işık alan, farklı dış yapılarda oluşturulacak bulunacak fakültenin sıkıcı olmamasına ve iyi vakit geçirilen bir yapı olmasına özen gösterdik. Doğal malzemelerin kullanıldığı, doğaya duyarlı yeşil bir bina olacak" dedi.
Tabanlıoğlu, projenin teknik detaylarını da bir barkovizyon sunumuyla anlattı.

Reklam

Yorumlar
Yorum bırakmak için giriş yapmalısınız!
Omer Yilmaz / 5 Nisan 2016, 10:39
Evet, belli ki bir hata yapmışım :( Öte yandan Bursalı bir ofisten böyle bir öneri gelmesi daha da ürkütücü. "TOKİ'nin Bursa'ya tokadı" hiçbir şey değilmiş demek ki.
 
Faruk Özgökçe / 4 Nisan 2016, 13:34
Bu arada Ömer bey paylaştığınız Bursa Hanlar Bölgesi linki Sözüneri Mimarlığa ait. İlk okuduğuımda Fuksas'ın olduğunu düşündüm yorumunuzdan. http://rktr.co/1S24Gx0
 
Omer Yilmaz / 4 Nisan 2016, 10:43
Tüm kamu yapıları yarışmayla projelendirilmeli. Bir kuşkum yok. Kuşkusu olanlara ihalenin zararlarını vesaire sıralayamam. Çevrelerine bakmaları yetecek.
 
Ercan Çelikkıran / 3 Nisan 2016, 15:40
"Tereddütsüz yarışma yapılmalıydı." düşüncesini doğru bulmuyorum. Her yapıyı yarışma ile yapmaya kalkarsak süreçleri kontrol altında tutmak oldukça zor olur. Ayrıca yarışmalarda ortaya çıkan sonuçlar her zaman ileriye götürmüyor. Bazen doğru insanların katılmaması nedeniyle kalitesiz sonuçlar da çıkabiliyor ve o sonuçlardan seçim yapmanız gerekiyor. Ulusal yarışmaya alternatif olarak davetli yarışmalar bazı yapılar için daha uygundur diye düşünüyorum. Yorumumda o yüzden "çığırma" dedim bu duruma. Ayrıca bu yapıyla ilgili yalnızca Tabanlıoğlu firmasına danışılmamıştır yüksek ihtimalle. Başka firmalardan da fikir alınmıştır ancak şartlara uyan en uygun firmadır diye umuyorum. Belki de abartıyor ve duygusal davranıyoruzdur. Sonuçta kampüse son 10 yılda yapılan tek yapı bu değil. Başka yapılar (yerel ve dışarıdan mimarlarla) yapıldı. Belki de sorunumuz karar sürecinin kapalı oluyor olmasıdır. Yorum yapma fırsatı olmaması bu tip yapıların sıradan konut yapılarıyla aynı yöntemle gerçekleşmesine neden oluyor. Seçilen mimar ve uygulamacı işi yapıyor. Herkes sonucu görüp kabullenmek durumunda kalıyor. Her ne kadar kentten izole bir yerleşke içinde de olsa kente ait olan bu tip yapılarla ya da kente ait diğer yapılarla ilgili genelleme yapmak ve çabuk yargılara varmak sonuç aldırmaz.

Belki de kontrol mekanizmalarımızı değerlendirmemiz gerekiyordur. Onların neyi nasıl kontrol ettikleri ve yetki sınırları aslında bütün yorumlardaki yakınmaları karşılıyor. Yapıyı hangi mimarın hangi dille tasarlayacağı , hangi işverenin ne seviyede karar alacağı konularında kontrol mekanizmaları ne derecede yetki sahibidir? Mimarlar odasının yapılan yapılarla ilgili yorumuna ne seviyede başvurulmaktadır? Yerel yönetimlerin yapıları yalnızca yönetmelik karşılaştırmasıyla kontrol etmesi ve kontrol edenlerin bu konudaki yeterliliği tartışılmalıdır.

Ömer Bey 8. maddede ne demek istediğinizi anlamadım. Görseldeki yapılar Osmanlı Selçuklu dilinde değildir.
 
Omer Yilmaz / 29 Mart 2016, 14:24
Basit adımlar atalım:

1- Türkiye'de 100 küsur mimarlık fakültesi var ve bunlardan mimarisi nitelikli olan bir elin parmağını geçmez.

2- Tabanlıoğlu Türkiye'nin önemli, rüştünü ispat etmiş ofislerinden birisi.

3- Mimarlar Odası Bursa Şubesi bu yapının yarışmayla yapılması için ciddi çaba sarfetti, Oda bütçesinden kaynak ayırmaya bile razı oldu.

4- Bağış iyidir.

5- Türkiye'de mimari proje bir yapının toplam maliyetinin en iyi ihtimalle %1 bilemedin 2'sidir. Dolayısıyla bağış yapılacaksa önce inşaat maliyetini karşılayacak bir bağış demek daha doğru olur.

6- Bu yapı elbetteki Osmanlı Selçuklu'dan iyidir.

7- Ama bu yapı Tabanlıoğlu seviyesini tam olarak da anlatmamaktadır. Bu noktada bağış sorusu ister istemez aklıma gelir.

8- Fuksas il Osmanlı & Selçuklu karşılaştırılacaksa belki de Osmanlı Selçuklu'yu seçmek isteriz, bakınız: http://bit.ly/1USwhHh

Sonuç: Hiç tereddütsüz yarışmayla yapılmalıydı.
 
Cem Y. / 28 Mart 2016, 23:40
Eyvah! Bu şekilde anlaşıldıysam yanlış ifade etmişim demektir. Bu şekilde algılayanlardan özür dileyerek başlayayım. Yalnızca Bursa değil dünyanın hiçbir yerindeki yerel mimarlarla ilgili böyle bir düşüncem yok. Biraz uç örnekleri örnek vererek ülkemizde son dönemdeki faşist, çakma tarihi kopya anlayışına bir eleştiriydi ve Fuksas'a istesek de bu tarz bir iş yaptıramayacağımıza vurguydu bu. Aynı şekilde çağdaş bir anlayıştaki yapı kültürünün gelişmesi için de dışarıya açık olmanın gerekliliğini vurgulamak istedim. Bu dışarıya açık rekabette Bursalı mimarlar ön plana çıkıyorsa tabi ki gurur duyarım. Aslında genel olarak eleştirim mimarlardan ziyade, danışmak yerine mimarcılık oynayan genel ve yerel yönetimlere.
 
Ercan Çelikkıran / 28 Mart 2016, 19:51
Yorumumda açık bir eleştiri yok. Sesli düşünme söz konusu. Ancak sizin yorumunuzdaki "Osmanlı ya da Selçuklu çakması bir yapı elde etmek istiyorsanız işi tabi ki Fuksas'a vermezsiniz. Aynı şekilde uluslararası kalitede çağdaş bir yapı elde etmek istiyorum derseniz bu sefer de mimarları 'Bursalı mimarlar' diye sınırlandırmazsınız." kısmına katılmıyorum. O cümleden anlaşılan Bursa'daki mimarların elinden yalnızca Osmanlı ya da Selçuklu çakması tasarımlar(?!) çıkar iddiasıdır. Sert ve gerçekçi olmayan bir iddiadır bu. Mimarlık bölümü hocaları dahil olmak üzere Bursa'daki pek çok mimar uluslararası tasarım görgüsüne sahip insanlardır. Yalnızca kampüs içindeki bazı yeni yapılara bakmanız bile yeterli olacaktır.
 
Cem Y. / 28 Mart 2016, 08:23
Bu yorumla neyi eleştirdiğinizi çok anlamadım ancak projenin kime ve nasıl verileceğinin kararı çok zor değildir. Bilinçli bir işveren gerektirir hepsi bu. Osmanlı ya da Selçuklu çakması bir yapı elde etmek istiyorsanız işi tabi ki Fuksas'a vermezsiniz. Aynı şekilde uluslararası kalitede çağdaş bir yapı elde etmek istiyorum derseniz bu sefer de mimarları 'Bursalı mimarlar' diye sınırlandırmazsınız. Olay ne istediğini bilen işveren ve doğru danışmanlarda.
 
Ercan Çelikkıran / 27 Mart 2016, 18:32
Çalışan arkadaşların eline sağlık. Ekipte bu bölümden mezun bir arkadaşımızın bulunması , projenin yerine bağlanmasını kolaylaştırmıştır diye düşünüyorum.Tabanlıoğlu pek çok platformda kabul gören ve yaptığı işlerle sürekli mimarlık gündeminde bulunan bir firmadır ; kabul ama Bursa'da bulunan çok ciddi sayıdaki mimarı görmezden gelerek şehir dışından bir mimar ile çalışmak kararının doğruluğunu tartışmak gerekir. Tabi her zamanki gibi "yarışma yapılsaydı ya!" çığırmasını bu konunun sonuna eklemek yerinde olacaktır. Diğer açıdan bakacak olursak "Her şehir kendi bünyesindeki profesyonellerle mi çalışmak zorundadır , başka bakış açıları gelişmeye olanak sağlamaz mı?" sorusu akla geliyor. Bunun hemen arkasından da bu bakış açısının ulaştığı boyut olan Hanlar Bölgesi ile ilgili Massimiliano Fuksas'ın çalışması durumu ve ortaya çıkan sonuç aklımıza geliyor. Bunun bir sınırı var mıdır ya da olmalı mıdır? Sonuç nasıl değerlendirilmelidir? Günün sonunda olay mimari proje boyutundan siyasi prestij boyutuna ulaşmaktadır. İnşaat sektörünün ekonomide lokomotif sektör olduğu günümüzde kaçınılmaz olan bu sonuçların rekabet ortamı oluşturmaktan öte mimarlık dünyasının tasarım güdülerini bulandırdığının farkında olmamız gerekir.
Detay : Mimari tasarım ve projelendirme işlemlerinin (firma sahibinin açıklamasından yola çıkarak) bağış mantığıyla yapılacak olması da ayrı bir soru işareti oluşturmaktadır.
 
 
7 gün içinde en çok
Okunan Yorumlanan
İlgili Haberler