+ Arkitera'nın gelişmiş özelliklerinden yararlanmak için lütfen giriş yapınız!
veya ile bağlan.

“İstanbul’un Yarısını Yeniden İnşa Edecek Gücümüz Var”

Kaynak: csb.gov.tr
17 Ağustos 2017, 14:30
  defa okundu.

Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, 17 Ağustos 1999 depreminin yıl dönümünde HaberTürk TV'de Türkiye'de deprem ve kentsel dönüşüm konusunu değerlendirdi.

“İstanbul’un Yarısını Yeniden İnşa Edecek Gücümüz Var”

Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, 17 Ağustos 1999 Marmara Depreminin 18. yılında depremin yaşandığı Gölcük'te HaberTürk TV'nin canlı yayın konuğu oldu. Veyis Ateş'in sorularını yanıtlayan Bakan Özhaseki, Türkiye'de deprem konusu ile kentsel dönüşümü değerlendirdi. Açıklamalarında Türkiye'nin yüzde 66'sının deprem bölgesi olduğuna dikkat çeken Bakan Özhaseki, son yüz yıl içinde Anadolu'da yaşanan depremleri hatırlatarak bu süreçte alınan derslerin olduğunu söyledi. 17 Ağustos depreminin ardından yapılan yönetmelik değişikliklerine de değinen Özhaseki, "17 Ağustos depreminden sonra deprem riski düşünülerek yönetmelik değişikliği yapıldı. Bu değişiklikten sonra inşa edilen yapılar yönetmeliğe göre yapıldıysa, insanlar rahat edebilir. 2010'lu yıllarda kentsel dönüşümü hızlandırma çalışmaları başladı. Yapılan düzenleme ile evini dönüştürmek isteyenlere avantajlar sağlandı. Bankalardan alınan kredilerde kolaylıklar sağlanacağı söylendi. Tüm bunlar yaşananlardan ders alma alametleri" diye konuştu.

"YASANIN ELİ KULAĞINDA"

Depreme karşı alınması gereken önlemlerin başında kentsel dönüşüm çalışmalarının geldiğinin altını çizen Bakan Özhaseki, bu konuda önümüzdeki günlerde çıkması planlanan bir yasaya da değindi. Özhaseki, "Ekibimle, arkadaşlarımla uzun süren, tempolu bir çalışma yaptık. Şehircilik Şurası'nda bu konuya ayrı bir başlık ayrıldı 3 aydır tartışıyorlar. Akademisyenler, müteahhitler, mühendisler, STK'lar... Eğer önümüzde 15 sene varsa 7.5 milyon bağımsız birimi yenilemek zorundayız. Bunun yüzde 25'i de İstanbul'da. Bunu yapabilecek gücümüz, bilgimiz, birikimimiz var. Hedefimiz yılda 500 bin birimi yenilemek. Bina bazlı dönüşüm yapmak isteyen vatandaşlar için teşvikleri artırarak, finans sorununu çözerek dönüşüm yapılmasını sağlayacağız. Fikirtepe'de dönüşümü tamamlamak için yıllardır uğraşılıyor. Yaşanan sorunları çözmek için neredeyse bakanlık olarak biz müteahhitlik yapacağız. Vatandaşın içinde 3-5 kişi de olsa biraz kendini düşünenler, çıkarcılar çıkıyor. Onlar da çıkıp yürütmeyi durdurma kararı alıyor. Derken bunların mahkeme süreci derken işler duruyor. Bu sorunları aşacak yasayı yazdık. Eli kulağında, bu sene içinde çıkarırız" açıklamalarında bulundu.

"YÖNETMELİĞE UYGUN BİNA AYAKTA KALIR"

Çıkarılacak yasa ile kentsel dönüşüm çalışmalarının önündeki engellerin kaldırılacağını dile getiren Bakan Özhaseki, bu konuda vatandaşlara düşen sorumluluklar olduğunu da belirtti. Özhaseki, belirlenen hedef doğrultusunda 15 yıl içinde İstanbul'un yarısının yeniden inşa edilebileceğini vurgulayarak özetle şöyle konuştu:

"Gelecek sene pilot yıl ilan ederek 200 bin konutu dönüştürebiliriz. Belediye başkanları hazırlıklarını tamamlamalı. Binalarda görülen sıkıntı yüzde 60'ı bulduysa, bunlar için hazırlıklara başlayabilirler. Eğer binalarda sağlıksız bir durum varsa, bunun dönüşmesinin önünde hiçbir şey engel olarak çıkamayacak. Bu sürede evinden çıkan vatandaşa da 3 sene boyunca kira yardımı yapacağız. Yeni inşa edilecek binaları yönetmeliğe uygun yaparsanız, zemin uygun olmasa bile 100 katlı bir binaya dahi bir şey olmaz. Yüksek binalar riskli demek değildir. Yönetmeliğe uygun yapılan binalar ayakta kalır. Vatandaşa düşen şöyle bir görev var: Mali durumu uygunsa evini ölçtürsün. Binanın betonuna, demirine baktırabilirler. Bunu yaptıktan sonra imkanı varsa kendi güçlendirsin. 15 yıl içinde İstanbul'un yarısını baştan inşa etme imkanımız var. İnsanlar devlete güvensinler."

Reklam

Yorumlar
Yorum bırakmak için giriş yapmalısınız!
MUZAFFER MÜCAHİD AKINCI / 17 Ağustos 2017, 19:16
MASAL BU YA

Adamın biri lüks arabası ile ana caddeden geçerken, arazisi geniş bir alana yapılmış 30 – 40 yıllık binaları gözüne kestirir. Burada oturmakta olanlara kış kış dersem ne olur diye hayal eder. Bu alana yapılacak bir alışveriş merkezi ve yeni binalar ne kadar büyük bir Rant yaratır diye düşler.
Önce sitede birkaç daire satın alır.
Daha sonra yönetimde olan ve binada oturan birkaç satın alınabilecek kişi ile yakın ilişkiler oluşturur.
Daha sonra alışveriş merkezi ve binalar için hayali projeler üretir.
Bunlar için sahte imza ile Site Yönetimi adına Belediyeden yeni İmar Durum Değişikliği geçirtir.
İçerideki işbirlikçileri ile bu projenin ne kadar ucuza, ne kadar güzel bir yatırım olacağı konusunda ikna toplantılarına başlar.
İşbirlikçilerin bir Araştırma Komisyonu oluşturmasını teşvik eder.
Araştırma Komisyonunda pençe penç pazarlıklar sonucunda kendi projesinin en makul proje olduğu konusunda ortak karar açıklarlar.
Binaların herhangi bir afette yıkılmasının an meselesi olduğunu ve tabut içinde yaşadıklarını belirterek korku salar.
Genel Kurul yapılmadan çok önceleri Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Müdürlüğü gelecekte kendilerine ihbar edilecek konuyu, önceden kabile internet sitesinde o binaların yıkılacağı şeklinde kehanette bulunur.
Olağanüstü Genel Kurul yaparak, sanki kırk yıldır site yönetiminde imiş gibi toplantıyı yönettirirler. Toplantıya katılan sayısına yakın kat malikinin kendi projelerine onay verdiğini sahte bir oylamayla karar defterine işletirler.
Binalarda oturan ve oturmayan işbirlikçilerin binanın riskli olduğunu ihbar etmeleri ve Lisanslı Test Firmasının ücretini de kendisinin ödeyeceği konusunda ikna eder.
Lisanslı Test Firması ertesi gün haftasonuna denk gelen bir günde davet edilerek, karşılığında ne kadar rant payı verildiği bilinmeyen ve iki binanın mukavemet değerlerinin ortalaması tıpatıp birbirinin aynı olan çelişkili Riskli Bina Raporları düzenletilir.
Riskli Bina Raporunun verildiği gün yerel gazetelere Genel Kurulda kendi firmalarının seçildiği yönünde söyleşi verilir.
Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Müdürlüğü ne karşılığında olduğu bilinmeyen bir şekilde ayarlanarak Kaymakamlığa bağlı Tapu Müdürlüğüne Riskli Bina kaydı yaptırılarak kat maliklerine taahhütlü mektupla bildirilir.
Kaymakamlığa bağlı Tapu Müdürlüğünde yurtdışında olanların ve ölmüş gözükenlerin mektupları herhangi bir şekilde buharlaştırılır.
İçinde insan denilen yaratıkların yaşadığı binalarda oturanlar kendilerinin bilgisi dışında ne dolaplar döndüğünü bilmedikleri bir sürecin sonunda kendilerine gönderilen bildiri ile travma yaşarlar.
Kendisine bildiri gelenler anında Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Müdürlüğüne itirazda bulunur.
Olayların bu noktaya gelmesindeki usulsüzler, kişi ve kurumlar hakkında anında Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulur.
İtiraz üzerinden 60 gün geçtiği halde herhangi bir heyet oluşturulmaz veya cevap verilmez.
İtiraz edenlerin İdare Mahkemesinde dava açtıkları gün kendilerine dördü Üniversite Öğretim Üyesinden oluşan yedi kişilik Teknik Heyetin iki kez toplantı yaptığı ve yerinde incelemeye zaman bile ayırmaya gerek görmeden, kanaatlerinin değişmediği yönünde taahhütsüz adi postayla kendilerine bildirilir, diğer suç duyuruları hakkında susmayı tercih ederler.
Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Müdürlüğü anında Belediyeye bu binaların boşaltılması ve yıktırılması ile ilgili yazı çıkartır.
Kabile yasalarında belirtilen en az süre olan 60 günlük süre verilerek binalarını hem tahliye etmeleri hem de yıktırtmaları istenir.
Boşaltmayanlar ve Kabile Anayasasına göre Anayasal Barınma Hakkını kullanmak isteyenler tehdit edilir.
Buna itiraz edenlere hadi ordan şeklinde taahhütsüz adi postayla herkese ayrı ayrı değil ortak bir cevap verilir.
Süre dolunca anında su sayaçları söktürülür.
İçeride insan denilen bir yaratık yaşadığı anlaşılınca yeniden 30 günlük ek süre daha verilir ve su sayaçları yerine takılır.
Bu arada itirazda bulunanların Cumhuriyet Başsavcılığına yaptıkları suç duyurusunda, hakkında soruşturma istenen kamu görevlileri ile ilgili soruşturma izni Valilikçe aylarca bekletilir.
Bu arada merkezi ısıtmanın kullanılmaması ve soğuk nedeniyle insan denen yaratıkların binayı terk etmelerini sağlamak amacıyla aidat toplanmaması ve binalarının yıkıntı haline dönüşmesi teşvik edilir.
O lüks arabada hayal kuran, hedefleri doğrultusunda ve kabile yasalarından destek alarak, kamuda gereken yerlere de ne rüşvetler verdiği sadece tahmin edilen kişi efelenmeye devam eder.
Düzmece ve çelişkili Riskli Bina Raporları İnşaat Mühendisleri Odası Başkan ve Üyelerine aktarıldığında gülme krizleri geçirirler.
Bu hayal içinde yer almayan kat malikleri de tehdit edilir.
Bu masaldaki olayların tümü bir Ananas Cumhuriyetinde olduğu gibi, Gemlik Günaydın Sitesinde de aynen gerçekleşmektedir.
Muzaffer Mücahid Akıncı
22.01.2014
 
 
7 gün içinde en çok
Okunan Yorumlanan
İlgili Haberler