+ Arkitera'nın gelişmiş özelliklerinden yararlanmak için lütfen giriş yapınız!
veya ile bağlan.

"Eğer Mimarlık Hakkında Çok Şey Biliyorsanız, Mekanla İlgili Algılarınızın Önünde Bir Filtre Vardır"

28 Haziran 2018, 13:57
  defa okundu.

Avrupa mimarlık dünyasında kült figürler olarak adlandırılan film yapımcıları Ila Bêka ve Louise Lemoine; kusursuz, boş, mükemmel ışıkla aydınlatılmış yeni bitmiş yapıları film haline getirmek yerine bir devingenlik içinde mekanın ruhunu ortaya koyuyor.

"Eğer Mimarlık Hakkında Çok Şey Biliyorsanız, Mekanla İlgili Algılarınızın Önünde Bir Filtre Vardır"

Louisiana Channel’ın Ila Bêka ile hazırladığı videoda sanatçı; geleneksel mimari anlatım yöntemlerinin mekanın duygusunu anlatamadığını ve bu yöntemlerin mekanın insan üzerinde hissettirdiklerini ortaya koyamadığını belirtiyor. Devamında mimarinin canlılığını yansıttıkları “Living Architecture” film serisini üç farklı filmden(Koolhaas Houselife, Infinite Happiness, Moriyama-San) kesitlerle anlatıyor.

Mekanda gerçek hayatta ne olduğunu görmek istiyoruz.

Mimarlık eserlerini anlatan birçok film çekildiğini belirten Bêka, bitmiş mekan görüntüleri ile oluşturulan filmlerin sadece boşluğu anlatan bir araç olduğunu; bu filmlerin aslında mimarlığın altında yatan duyguyu, kullanıcı deneyimini ve yaşantıyı anlatamadığını dile getiriyor. Bunun aksine, çektikleri filmlerle mimarlığın dinamik doğasının gerçek hayatı nasıl şekillendirdiğini görmek istediklerini belirtiyor.

Tüm zamanı evi temizlemekle geçen evin hizmetçisini izlemenin iyi bir fikir olabileceğini düşündük. Sürekli mimarlık hakkında konuşup; onun hakkında bir fikri olan mimarlar gibi “elit” insanlar yerine, hizmetçinin perspektifinden mimarlığının nasıl çalıştığını gördük.

“Koolhaas Houselife” filminin ana fikrinin çıkış noktasını anlatan sanatçı, hizmetçiyi filme alırken mekanın kesintisiz bir akış içinde yansıtılmadığını; aksine sahneleri küçük fragmanlar olarak bir araya getirerek, filmi izleyenlerin düşünce dünyasında yeni bir mekan yaratmayı amaçladıklarını söylüyor.

Eğer mimarlık hakkında çok şey biliyorsanız, mekanla ilgili algılarınızın önünde bir filtre vardır. Oysa çocuklar için böyle bir durum yoktur. Onlar bir mekanı sadece onun hissettirdikleri ile yaşarlar. Bu bağlamda, onların mekanı özgürce nasıl deneyimlediğini izlemek muhteşemdir.

Konuşmasına 2008 yılında çektikleri “Infinite Happiness” filminden örneklerle devam eden Bêka; mimarlık bilgisinin, mimarlık deneyimi önünde bir engel oluşturduğunu belirtiyor. Söz konusu filmde mekanın nasıl çalıştığını anlamak için çocukları ve hayvanları izlediklerini söyleyen yönetmen; aslında onların mimarlıkla ilgili görünmeyenleri gördüklerini vurguluyor.

Filmlerde yansıtmaya çalıştığımız ile mekan arasında şairane bir bağ var. Her yerde sürekli şairane anlarla karşılaşıyoruz. Bizim yaptığımız sadece bu anları sinematik olarak bir araya getirmek oluyor. Böylelikle insanın mekanla olan ilişkisini anlıyoruz.

Videonun devamında Moriyama House’u temel alan film çalışmasından bahseden sanatçı; söz konusu evle tırnağı gibi bütünleşmiş  ilginç bir karakter olan evin kullanıcısının günlük hayatının mekanla olan bağlantısını, kullanıcı ve mekanın birbirlerini nasıl etkilediklerini anlatıyor. Beraberinde bu durumu filmin ayrı bir karakteri olan müzik ile nasıl harmanladıklarını dile getiriyor.

Reklam

Yorumlar
Yorum bırakmak için giriş yapmalısınız!


Henüz yorum yapılmamış!
7 gün içinde en çok
Okunan Yorumlanan
İlgili Haberler