+ Arkitera'nın gelişmiş özelliklerinden yararlanmak için lütfen giriş yapınız!
veya ile bağlan.

İzlanda Kaplıcalarında Termal Otel Tasarımı

Kaynak: Dezeen
9 Ağustos 2018, 15:00
  defa okundu.

The Blue Lagoon (Mavi Lagün), UNESCO Global Jeolojik Parkı içerisinde yer alıyor ve cilt hastalıklarına iyi gelen silis, sülfür gibi mineraller açısından zengin jeotermal sulardan oluşan havuzları içinde barındırıyor.

İzlanda Kaplıcalarında Termal Otel Tasarımı

Alandaki otel, spa, ve diğer tüm ek tesisler Basalt Architects'in kurucu ortağı Sigríður Sigþórsdóttir tarafından tasarlanıyor. Proje, Sigurður Þorsteinson ve Desing Group Italia iş birliğinde yürütülüyor.

Otel tasarımı, lagünün doğal güzelliğinden yararlanmayı ve binanın doğal çevre üzerindeki etkisini en aza indirmeyi amaçlıyor. Bu volkanik peyzajı oluşturan yarık ve çatlakların ayrıntılı bir analizi ardından plan şekillendi.

Tasarımdaki esneklik, kazı süreci sırasında ortaya çıkabilecek beklenmedik keşiflere planın rahatlıkla adapte olabilmesini sağlıyor. Sonuç olarak bina, çevre ile sorunsuz bir biçimde birleşiyor ve doğal elementleri bünyesine dahil ediyor.

Projenin mimarları proje hakkında şu sözleri söylüyor:

Lav, yosun, su öğelerinin aynı anda her yerde bulunmasını istedik ve sonuçta doğal elementlerle dokunan bir mimari meydana geldi.

Çıplak lavlar, iç ve dış duvarları oluşturuyor ve çatıları örtüyor. Yapıyı çevreleyen su, çağlayarak dökülüyor ve yemyeşil yosunlar etraftaki ufka kadar uzanıyor.

Projede kullanılan malzeme paleti, peyzajın tonlarını ve dokularını tamamlayıcı şekilde seçildi. Doğal çevre ile uyum sağlamak için ham beton, ahşap ve donmuş lav kullanıldı.

Spa ve otel içerisinde sipariş üzerine yapılan cepheler ve paneller, koyu gri bir renk skalası sağlarken delikli desen, katılaşmış magmatik kayaçların havalandırılmış yüzeyini çağrıştırıyor. Otel içerisindeki tüm mobilyalar B&B Italia tarafından yaratıldı. 

62 adet suit oda, lagün ve kaya manzarasına odaklanılmasını sağlayan yerden tavana kadar camları ile minimal bir estetik anlayış sunuyor.

Lav, iç mekan boyunca çeşitli şekillerde kullanıldı ve yapıyı kendi bağlamı ile bütünleştiren yüzeyler ve nesneler oluşturuldu. Bunlar arasında, resepsiyon alanındaki servis masaları ve restoran alanında lav taşından yapılmış şefin masası yer alıyor.

Restoranın şarap mahzeni, aşağıdan aydınlatılan kaya duvarlar ile çevrelendi ve ambiyansa katkıda bulunması için asma lambalar ilave edildi.

Reklam

Yorumlar
Yorum bırakmak için giriş yapmalısınız!


Henüz yorum yapılmamış!
7 gün içinde en çok
Okunan Yorumlanan
İlgili Haberler