+ Arkitera'nın gelişmiş özelliklerinden yararlanmak için lütfen giriş yapınız!
veya ile bağlan.

Cami Tasarımı Fikir Yarışması Sonuçlandı

3 Mayıs 2019, 09:46
  defa okundu.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve İller Bankası A.Ş. tarafından düzenlenen Cami Tasarımı Fikir Yarışması sonuçlandı.

Cami Tasarımı Fikir Yarışması Sonuçlandı

Danışman, asli ve yedek jüri üyeleri ile raportör ve raportör yardımcılarının katılımıyla yapılan jüri değerlendirme toplantısı sonucunda jüri tarafından ödül almaya hak kazanan projelerin listesi aşağıdaki gibi:

1. KATEGORİ (200 KİŞİLİK CAMİ)

1.lik Ödülü - 1 (A) Sıra No'lu Proje Sahibi (Rumuz:13061)

  • Emrah Bal (Mimar, MSGSÜ)
  • İbrahim BAL (Mimar, Anadolu Üniversitesi)


Yardımcılar:

  • Abdülsamed TANKIZ (Öğrenci)
  • Ufuk ŞENCANLI (Öğrenci)
  • Ufuk GÜNDAĞ (Öğrenci)


Danışmanlar:

  • Ezel Yağmur ÇEBİ OKUMUŞ (Y.Mimar-Peyzaj Mimarı)
  • Cemil Hamdi OKUMUŞ (Peyzaj Mimarı)


2.lik Ödülü - 
77 (A) Sıra No'lu Proje Sahibi (Rumuz:18927)

  • Celâleddin ÇELİK (Mimar, MSGSÜ)
  • Fatıma HUT (Mimar, Şam Üniversitesi)
  • Selcen Çelik (Mimar, MSGSÜ)


Yardımcılar:

  • Reşad ÇOBAN
  • Melisa BOZTEPE
  • Şeyma BÜYÜKKOÇAK


3.lük Ödülü - 
103 (A) Sıra No'lu Proje Sahibi (Rumuz:63741)

  • Esra AYDOĞAN MOZA (Mimar, Gazi Üniversitesi)


Yardımcılar:

  • Damla TARMAN (Mimar)
  • Ayşe KARAHASANOĞLU (Mimar)
  • Merve TUYGAR (Mimar)

 


Mansiyon - 74 (A) Sıra No'lu Proje Sahibi (Rumuz:28540)

  • Talha HAKSEVER (Mimar, MSGSÜ)
  • Beyza YAZICI (Mimar, Selçuk Üniversitesi)
  • Hilal GÜNEŞ (Mimar, Beykent Üniversitesi)
  • Fatma ÖZTÜRK (Mimar, MSGSÜ)
  • Çisel Ezgi KARAKOYUN (Mimar, İTÜ)
  • Durukan DEVRİM (Mimar, İstanbul Kültür Üniversitesi)


Mansiyon - 83 (A) Sıra No'lu Proje Sahibi (Rumuz:72619)

  • İbrahim Hakkı YİĞİT (Mimar, YTÜ)
  • Bekir Sami ATEŞÇİ (Mimar, MSGSÜ)
  • Osman BALAK (Tekniker, Trakya Üniversitesi)
  • Şeyma BİLBEY (Mimar, Viyana Teknik Üniversitesi)
  • Numan Ebubekir YÜKSEL (Mimar, Necmettin Erbakan Üniversitesi)
  • Recep SİR (Mimar, Kocaeli Üniversitesi)
  • Mustafa ÖNCÜ (Mimar, Trakya Üniversitesi)
  • Esra GÖKBEL (Mimar, İTÜ)
  • Esma KİŞMİROĞLU (Y. Mimar, YTÜ)
  • Abdullah Musab KEPENEK (Mimar, Uludağ Üniversitesi)
  • Mehmet ASHİ (Mimar, MSGSÜ)
  • Samet LÜLECİOĞLU (Restoratör, İstanbul Aydın Üniversitesi)
  • Melek NALDEMİRCİ KAYA (İç Mimar, MSGSÜ)
  • Elif ALKAN (Mimari Yapı Ressamı, Bülent Ecevit Üniversitesi)


Mansiyon - 120 (A) Sıra No'lu Proje Sahibi (Rumuz: 81407)

  • Mustafa MUMCU (Mimar, Yaşar Üniversitesi)
  • Cansu ARCAN MUMCU (Mimar, Dokuz Eylül Üniversitesi)


Yardımcılar:

  • Mehmet DİKİCİ (Öğrenci)
  • Meryem YİYEN (Öğrenci)
  • Haşim ATMACA (Öğrenci)


Satınalma - 
28 (A) Sıra No'lu Proje Sahibi (Rumuz: 36910)

  • İlker İĞDELİ (Mimar, Anadolu Üniversitesi)


Yardımcılar:

  • Tuğçe SERT (Mimar)
  • Zehra YEĞİN (Mimar)
  • Oğuzhan KARACAN (Mimar)
  • Aybike CAN (Öğrenci)
  • Batuhan PAVLENKO (Öğrenci)


Satın Alma - 179 (A) Sıra No'lu Proje Sahibi (Rumuz: 92681)

  • Abdullah ATEŞ (Mimar, MSGSÜ)
  • Şeyma KÖSE ATEŞ (Mimar, MSGSÜ)


Yardımcılar:

  • Ahmet ÇAKMAK (Mimar)
  • Mert BÜYÜKBAKIR (Mimar)
  • Sinem TÜRKMEN (Öğrenci)


2. KATEGORİ (1000 KİŞİLİK CAMİ)

1.lik Ödülü- 105 (B) Sıra No'lu Proje Sahibi (Rumuz: 47251)

  • Bünyamin ATAN (Mimar, Anadolu Üniversitesi)


Yardımcı:

  • Oğuzhan YILMAZ (İç Mimar)


2.lik Ödülü - 
56 (B) Sıra No'lu Proje Sahibi (Rumuz: 12401)

  • Fırat DOĞAN (Mimar, İTÜ)
  • Burcu KIRCAN DOĞAN (Y. Mimar, ODTÜ)


3.lük Ödülü - 
61 (B) Sıra No'lu Proje Sahibi (Rumuz: 25173)

  • Ahmet YILMAZ (Mimar, YTÜ)
  • Bekir Sami ATEŞÇİ (Mimar, MSGSÜ)
  • Osman BALAK (Tekniker, Trakya Üniversitesi)
  • Şeyma BİLBEY (Mimar, Viyana Teknik Üniversitesi)
  • Numan Ebubekir YÜKSEL (Mimar, Necmettin Erbakan Üniversitesi)
  • Recep SİR (Mimar, Kocaeli Üniversitesi)
  • Mustafa ÖNCÜ (Mimar, Trakya Üniversitesi)
  • Esra GÖKBEL (Mimar, İTÜ)
  • Esma KİŞMİROĞLU (Y. Mimar, YTÜ)
  • Abdullah Musab KEPENEK (Mimar, Uludağ Üniversitesi)
  • Mehmet ASHİ (Mimar, MSGSÜ)
  • Samet LÜLECİOĞLU (Restoratör, İstanbul Aydın Üniversitesi)
  • Melek NALDEMİRCİ KAYA (İç Mimar, MSGSÜ)
  • Elif ALKAN (Mimari Yapı Ressamı, Bülent Ecevit Üniversitesi)


Mansiyon - 1 (B) Sıra No'lu Proje Sahibi (Rumuz: 79083)

  • Cihan SEVİNDİK (Mimar, Dokuz Eylül Üniversitesi)
  • Senem MÜŞTAK (Y. Mimar, Gazi Üniversitesi)


Yardımcılar:

  • Ezgi ATALAYIN (Mimar)
  • Fatıma SAK (Mimar)
  • Cansu KILIÇ (Mimar)


Mansiyon - 
6 (B) Sıra No'lu Proje Sahibi (Rumuz: 03519)

  • Murat DEMİRCAN (Mimar, Saraybosna Üniversitesi)
  • Şeyma ALKAN (Mimar, Saraybosna Üniversitesi)
  • Asiye AKTAŞ (Mimar, Saraybosna Üniversitesi)


Mansiyon - 81 (B) Sıra No'lu Proje Sahibi (Rumuz: 75614)

  • Şeyma KÖSE ATEŞ (Mimar, MSGSÜ)
  • Abdullah ATEŞ (Mimar, MSGSÜ)


Yardımcılar:

  • Ahmet ÇAKMAK (Mimar)
  • Mert BÜYÜKBAKIR (Mimar)


Satınalma - 
21 (B) Sıra No'lu Proje Sahibi (Rumuz: 61797)

  • Neşe DOKUZER (Mimar, YTÜ)


Satınalma - 75 (B) Sıra No'lu Proje Sahibi (Rumuz: 19767)

  • Kamil KAPTAN (Mimar, YTÜ)
  • Begüm YALÇIN (Mimar, Beykent Üniversitesi)
Reklam

Yorumlar
Yorum bırakmak için giriş yapmalısınız!
erhan kalıpçı / 17 Mayıs 2019, 21:31
Projelerin kısmı azamını arkitera sayesinde gördük. Bu proje neden ödül almamış dediğim 2-3 proje var. Onun dışındakiler hakkında jürinin haklı olduğunu düşünüyorum. İlk elemede elenen proje sayısı çok gibi ama gerçekten de elenmesi gereken projeler de çok gibi bakınca çoğuna.
 
Mustafa kemal arslan / 16 Mayıs 2019, 17:53
Bu ifadelerle jüriyi ve yarışmacıları töhmet altında bırakıyorsunuz bu yanlış bir davranış. Tamam hepimize göre daha iyi projeler daha iyi fikirler olabilir ama 325 proje arasında jüri kendince farklı tarzların iyilerini tercih etmiş. Gelenekselse gelenekselin en iyisi yerelse yerelin en iyisi sade ise sadenin en iyisi jüri tek bir görüş üzerinden degerlendirmemis kendince türler belirleyip onun en iyisine karar vermeye çalışmış yanlış karar verdiği noktalar da var elbet ama jüriyi ve seçilen yarışmacıları bu şekilde töhmet altında bırakmanın anlamı yok. Bircok yarışmacının ilk turda elenmesi konusu bence de yanlış bir karar ancak bu jürinin kendi yakınını kayırdı demek oldukça yanlış. Ben özellikle ikinci kategoride ödülleri çok beğendim.
 
mimar bey diyeceksiniz / 16 Mayıs 2019, 14:47
Bir çok başarılı projenin 1. turda elenerek yarış dışı bırakılması ve buna bir açıklama dahi getirilmemesi soru işaretleri doğuruyor. Her iki kategorinin birincilerini mecburen iyiler arasından seçip, geri kalan ödüller yabancıya gitmesin denmiş sanki. İlginç, saçma, mantık dışı.
 
Muhammed Oğuzhan GÜNEY / 15 Mayıs 2019, 22:01
Taygun Bey noktayı koymuş saygılar
 
Taygun Ünsal / 15 Mayıs 2019, 17:27
Jüri'yi Değerlendirme Raporu

325 katılımın olduğu bir yarışma projesinde jüri raporunda yarışma şartnamesinde belirtilmiş olan 18.04.2019 tarihinde jürinin toplanarak çalışmalarına başladığı belirtilmektedir.

Jüri 14.08.2019 tarihinde saat 10:00 çalışmalarına başlıyor ve ilk elemede 1.kategoride 169 proje 2.kategoride 86 proje eleniyor.Daha sonra 2.tura geçilerek yine 1.kategoride 40 proje ve 2.kategoride 30 proje yeniden inceleniyor.Tekrar elemeler yapılarak 3.turda 1.kategoride 17 proje daha incelenerek 1.gün sona eriyor ve ödül alacak projeler belirleniyor.Sadece sıralaması yapılmıyor.

Şimdi bu bağlamda 1.gün incelenen proje sayısı 325+40+30+17=412
Jürinin ortalama 10 saat çalıştığını düşünürsek 10 saat/412=0,0242 saat x 60 dk = 1,45 dk. eder

Bu demek oluyor ki saygıdeğer jüri üyeleri her bir proje için 1,45 dk.süre ayırarak yoğun çalışmalar sonucunda yarışmayı neticelendirdi.

Diğer önemli bir husus olarak herkesin merak ettiği gibi ilk aşamada elenen projeler için jüri değerlendirme raporunda hiç bir yorum yapılmamasını bu kadar yoğun ilgi gören ve emek harcayan katılımcılara yapılmış bir saygısızlık olarak görüyorum.

Jüri oy birliği ile elendi 309-0

 
erhan kalıpçı / 15 Mayıs 2019, 17:02
325 tane proje ciddi ciddi teslim edilmiş arkadaşlar. Bence jürinin gözü korkmuş onlar hiç bu kadar beklememistir muhtemelen şahsen ben de inanmak istemiyorum.
 
Mustafa kemal arslan / 15 Mayıs 2019, 15:24
Ben bir daha yarışmaya katılmaya cesaret edebilir miyim bilmiyorum.
 
Muhammed Oğuzhan GÜNEY / 15 Mayıs 2019, 14:08
Bilmeyerekten sormak istiyorum ilk turda elenenler kendine nasıl bir özeleştiri yapmalı ? Zira neden elendiğini bilmeyen bir sürü proje var.
 
Salih ÖZER / 15 Mayıs 2019, 10:26
Jüri değerlendirme raporu yarışmanın resmi sitesinde yayınlanmıştır. Bence raporda birçok tutarsız eleştiri yer almaktadır
 
mehmet toktaş / 14 Mayıs 2019, 19:40
Herkese merhaba,

Öncelikle en sonda söylenecek şeyi en başta söyleyerek başlamak istiyorum . Mimarlığımız, mimari eğitimimiz, mimari felsefemiz, mimari bakışımız özellikle cami mimarisi konusunda yerlerde sürünüyor.

Ortaya koyulan eserlere "eser" demeye bile dilim varmıyor. Felsefik olarak, mantalite olarak bir çöküş, bir yokluk hali mevcut. Ne yaptığını, neden yaptığını bilmiyor görünümünde ancak eğitimli mimarlar topluluğu. Adeta mimarinin ne olduğunu bile tanımlamakta sıkıntı yaşayacak ne yaptığını bilmiyor görüntüsü çizen bir grup insan görüyorum. Üzgünüm ama jüriyi de yaptıkları seçimlerden dolayı bu gruptan ayırmıyorum. Hatta jüri bu felsefik yokluğun varlığının kaynaklarından biri olduğu için belki daha da suçlu.

Ortada güzel tasarım yok, biraz ordan biraz burdan mimari esintiler.
Binayı kıbleye bile çevirememiş projeler. Mekan kullanımından, teknoloji kullanımından bihaber dikdörtgen prizmalar, dikilitaş, put ya da heykel benzeri garip gureba minareler, yer altına gömülmüş sözde ibadet mekanları, sensörlerle sözüm ona doğal havalandırma yapan projeler, tavanında çim, yeşillik olan kubbeli yeraltı mezarları ibadethane olarak çeşitli render teknikleriyle pazarlanmaya çalışılıyor. Öz yok, mana yok, estetik derinlik yok, tarihi derinlik yok, kültürel derinlik yok, islami bilgi yok, mimari bilgi yok.

Renderlarda mini etekliyle çarşaflı kadını aynı kareye koyarak kardeşlik mesajı verenler, yağmur suyunu camide depolayanlar, önce camiyi yere gömen sonra doğal ışıklandırma yapan parlak zekalar, imamın namaz kıldığı yere havuz yapanlar, bina değil mekan tasarlayanlar ve daha ne inciler ve mimari dehayı gösteren detaylar.

Ortada proje denilebilecek camiyi andıran, cami olabilecek nitelikte bir ya da iki en fazla üç örnek var.

Öncelikle adeta delilik boyutuna gelmiş ve kimsenin ısrarla görmek istemediği bir noktayı vurgulamak istiyorum. Günümüz mimari eğitiminde batının ve özellikle oryantalistlerin etkisinde kalmış bir kaç bizden sanat tarihi profesörünün ve batılılar ya da onların maşaları tarafından ödüllendirilmiş birkaç projecinin başını çektiği bir grup var. Bunlar ne hikmetse kubbeli cami, klasik cami alerjisi olan bir grup. Bu gruba göre islamda ibadet mekanı için belirli bir form tanımlanmadığından ve kubbeli camilerde eski ve demode kaldığı için yeni bir şeyler yapmak gerekiyor. Kurnazlıkları da burada zaten. İslam form emretmiyor diye kendi istediği formu dayatacak.

Bu beyefendiler böyle buyurduklarından kubbeli yapamadığımız camilerimizin yeni bir forma ihtiyacı olduğu için yeni formumuz dikilitaş ve dikdörtgen prizmaları oluyor. Biraz daha ileri gidenler uzay mekiği formu tercih ediyorlar. Bunların sayıları daha az. Ancak mimarlar üzerinde bu birkaç ödüllü ve Amerikan üniversitesi destekli profesör etkili olmuş ki kubbe yaptığınızda, klasik osmanlı mimarisini andıran bir şeyleri projenin içine hafiften koyduğunuzda dahi direk olarak akıllara "bu çağda hala mı Mimar Sinan kopyası cami?" gibi bir saçmalığı getirmeyi başarmış durumdalar. Bu artık adeta norm haline gelmiş bir cümle. Jüriyi eleştiren de jüri de, yarışmacı da, istisnasız gördüğümüz her mimar bu cümlede bir gariplik görmüyor: "Bu çağda hala mı Mimar Sinan kopyası camiler?" Mimari bilimsel yayınlara bakıyorsun adam hiç çekinmeden Türkiye'de 70 bin tane kubbeli cami var bu nasıl bir iş bilmezliktir diyor. Bunu mimarlık tarihi profesörleri söylüyor.

Kafalar o kadar bulanık, mimari felsefe o kadar yok ki bir tane mimar çıkıp da demiyor ki kardeşim, formun yenisi mi olur? Siz hiç kubbeli, minareleri olan katedral yapmaya çalışan bir kilise mimarı gördünüz mü? Şinto tapınağı şeklinde kilise yapmaya çalışan bir mimar düşünebilir mi?

İslam kültürünün en ikonik, binlerce yıl sonunda oluşmuş mimarisini çöpe attırıp, katedral görünümlü yada konut projesini andıran dikdörgen prizmalardan oluşmuş beton yığınlarını bize yeni diye cami diye yutturmaya çalışıyorlar. Ya siz kubbeli dairesel formlu klasik mimarimizden ne istiyorsunuz?

Adam stadyum ya da hipodrom formu çiziyor, zaten mekanın içi boş, yanına iki tane dikilitaş koyuyor sözde minare olarak, oldu mu sana modern cami. Sonra mimari raporları okuyorsun ayetler hadisler havada uçuşuyor. Muhteşem dikdörtgen prizmalardan oluşan tatil köyü görünümlü beton yığının derin ve aşmış mimari feslefesini anlatmak için abartılı yorumlar, ayetle ilişkilendirmeler, zorlama fikirleri empoze etme gayretleri. Bir bakıyorsun adam cami mimarisini anlatırken Heideger'den bahsetmeye başlamış. Vay anasını diyorum gerçekten.

Sanat galerisi ya da alışveriş merkezi olacak kütleleri yanına mutlaka diktörtgen prizma olacak bir dikilitaşla taçlandırınca ortaya bugünün mimarının dehası çıkıyor.

Bir tanesi de bu kafayla yaptığı projenin yanına selimiye camiini koyup, Kabe'den bu yana mescid planlarıyla caminin tarih içindeki gelişimini gösteriyor. En sonda Selimiye camisinin yanında kendi dikdörtgen prizması beton yığını ve üzerine kondurulmuş bir küre . Kubbe bile küre ki batılı, yeni ve modern olabilsin. Bu çağda Mimar Sinan kopyası kubbe koyacak hali yok ya.

Halimiz şu şekilde özetlenebilir: Binlerce yıl boyunca cami yapıyoruz, yapıyoruz, yapıyoruz. Geldiğimiz nokta: Katedrale benzetilmeye çalışılan prizmatik camiler. Tek bir ikonik ibadet kütlesi ortaya koyulamadığından yanına eklemlenmiş diğer dikdörtgen prizmalarıyla, mekan oyunlarıyla bakın biz ne kadar iyi mimarlarızı anlatma gayretleri. Tatil köyü, konut projesi benzeri saçma sapan projeler. Hayretler içesinde gülerek izliyoruz.

Bakıyorsun amerikan destekli sermaye ya da onların ortadoğu'da destekledikleri birileri cami tasarım yarışması açıyor, kazanan cami adete bir katedral. Boşluğun ortasına dikilmiş prizmatik, üçgensel hiç bir zarafeti olmayan kazık gibi dikilmiş bir yapı, ama ödül almış. Katedralden binayı ayıran tek özellik yanına dikilmiş birkaç minareyi sembolize eden dikilitaş.

"Bu çağda hala Mimar Sinan kopyası camiler mi? Sizi eski kafalılar sizi. Elimizde yepyeni daha önce hiç kullanılmamış dikdörtgen prizma ve dikilitaş formu varken kubbe kemer pandantif mukarnas kullanmak mı? Bu çağda binlerce yıllık birikimin ardından bu kadar eski cahillik olur mu kardeşim?"
 
Tüm Yorumları Göster
 
7 gün içinde en çok
Okunan Yorumlanan
İlgili Haberler