+ Arkitera'nın gelişmiş özelliklerinden yararlanmak için lütfen giriş yapınız!
veya ile bağlan.

'Rant kaygısı İstanbul'u ahtapot gibi sardı'

Kaynak: Taraf
9 Şubat 2012, 09:57
  defa okundu.

"Dünya Mirası İstanbul" kitabının tanıtım toplantısında konuşan Ertuğrul Günay: İnanılmaz lobiler oluşuyor, rant açgözlülüğü İstanbul'u bir ahtapot gibi sarmaya başladı.

Uzun bir sürecin ardından genel merkezini geçen yıl İstanbul'a taşıyan Vakıfbank, bu taşınmanın nişanesi olması adına Dünya Mirası İstanbul adlı bir kitap yayımladı. İlber Ortaylı, Murat Belge, Semavi Eyice, Zeynep Ahunbay gibi isimlerin yazılarının da yer aldığı kitabın Sait Halim Paşa Yalısı'nda yapılan ve Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay'ın da katıldığı basın toplantısına ise İstanbul'un tarihi ve kültürel yapılanmasındaki eksiklikler damga vurdu.

İlber Ortaylı konuşmasında, "İstanbul'da eskiden camilerin, tarihi yapıtların önünde randevulaşılırdı. Şimdi ise bu ne yazık ki 'mall'larda olmak zorunda. Tabii, İstanbul'un AVM'leri çok başarılı. Bir Amerikalıyla konuşuyorsunuz; 'bizim orada, Manhattan'da bile böylesi yok' diyor. Bu da bir başarıdır" derken, bir neslin AVM'lerle aynileşmesinin felaket olduğunu söyledi. Murat Belge ise, çok sayıda köre bir filin farklı bölgelerini tutturursanız, herkesin fil tanımı başka olacaktır" diyerek, İstanbul'un çok farklı kültürlerin barındığı bir kent olduğuna ve bu yüzden bir tanım yapmanın zor olduğuna dikkat çekti.

Belge: Güzellemeler yerine 'beyin'
"Şu sıralar İstanbul'a hem yurtiçinden, hem yurtdışından büyük ilgi var. Pek çok kongre, uluslararası etkinlik burada düzenleniyor" diyen Belge, sözlerine şöyle devam etti: "Bu hem iyi, hem de riskli bir durum. Bundan böyle, İstanbul'u tanımlamaya çalışan pek çok kesim, 'İstanbul'u nasıl şekillendirelim' kavgası yapmak zorunda kalacak. Fakat, bu yaklaşımları uyumlu bir senteze getirmek pek de mümkün olmayacak. İstanbul nice güzellemelere layıktır, ancak beyin denilen organımızı daha iyi çalıştırarak önceliklerimizi saptamamız, güzelleme yapmaktan çok daha önemli".

"Rant açgözlülüğü ahtapot gibi"
Bu konuşmaların ardından söz alan Günay ise, sözlerine, İstanbul ile ilgili her zaman özeleştiri yapma ihtiyacı hissettiğini söyleyerek başladı. "İstanbul silüetini kaybettikçe, elimizden kaydıkça korkarım daha başka, böyle destanlar, ağıtlar yazmak zorunda kalacağız" diyen Bakan, sözlerine şöyle devam etti: "İstanbul'daki değişim bazı alanlarda iyiye gitmekle birlikte esas İstanbul'un, tarihi olarak korumamız gereken İstanbul'un bir miktar elden kaçırmak konusunda kötü örneklerle dolu olduğunu ve büyük ihmallerle İstanbul'un zedelenmiş olduğunu itiraf etmek istiyorum. Görevi devraldığım zaman İstanbul'un tarihi mekânlarında gördüğüm manzara gerçekten çok üzüntü ve kaygı vericiydi."

Günay, 30 yıl önce gördüğü İstanbul'un güzelliğini artık bulamadığını da söyledi: "Arka taraftaki o bizim geleneksel alışveriş merkezlerimizin yerine geçmiş bulunan rant açgözlülüğünün alıp başını yükselttiği ve İstanbul'un bir anlamda silüetini baskı altına aldığı yeni çağdaş yapılar gözüküyor. Bu yapılar elbette yapılabilir ama İstanbul'un silüeti ile yarışacak tarzda yapılamaz. İstanbul bir Manhattan değil. Manhattan 200 yıl önce herhalde bir bataklık ve adalar topluluğuydu ama 200, 500, 2 bin yıl önce bir İstanbul vardı. Bu iki bin yıllık İstanbul'u herhangi birilerinin bu rant açgözlülüğü ile baskı altına alması, bu silüeti yok etmeye kalkması gibi bir hakkı yok. Ancak ne yazık ki bu yanlışlık geçmişten beri yapılageliyordu, hâlâ da zapt olunmaz bir biçimde sürüp gidiyor.''

Daha ciddi kamuoyu baskısı
Ertuğrul Günay, İstanbul'u sevenlerin başlarını yastığa huzurlu bir şekilde koymalarının mümkün olmadığını ifade ederek, "İstanbul ile ilgili maddi ve manevi büyük bir sorumluluk altında olduğumuzu düşünüyorum. Bu şehir emsalsiz bir şehir. İnsanlığın en eski yerleşim merkezlerinden biri ve 2 bin yıllık imparatorluk başkenti burası'' diye konuştu.

"İstanbul ile ilgili daha ciddi bir kamuoyu baskısına ihtiyacımız var'' diyen Günay, "İnanılmaz lobiler oluşuyor ve bunlar inanılmaz yerlere kadar ellerini kollarını uzatıyorlar. Bu rant açgözlülüğü İstanbul'u ağır ağır bir ahtapot gibi sarmaya başladı. Bunun için kamuoyu duyarlı olursa, İstiklal Caddesi'nde, Yıldız çevresinde, Boğazın Karadeniz'den veya güneyden gelirken gördüğümüz o emsalsiz silüetine karşı yapılan yanlışa hep beraber karşı koyarsak belki mesafe alabiliriz'' şeklinde konuştu.

Reklam

Yorumlar
Yorum bırakmak için giriş yapmalısınız!


Henüz yorum yapılmamış!
7 gün içinde en çok
Okunan Yorumlanan
İlgili Haberler