+ Arkitera'nın gelişmiş özelliklerinden yararlanmak için lütfen giriş yapınız!
veya ile bağlan.

Cari açığa ‘kentsel dönüşüm’ formülü

Kaynak: Evrensel
23 Şubat 2012, 09:40
  defa okundu.

Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun Tasarısı”nın Meclis komisyonlarında görüşülmeye başlandığı bu dönemde “Yasa tasarısı ismindeki amaca uygun mu?”, “Gerçekten kentsel dönüşüme ihtiyaç var mı?” soruları yanıt bekliyor.

Şehir Plancıları Odası Ankara Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Orhan Sarıaltun, AKP hükümetinin bu hamlelerini Evrensel'e değerlendirdi.

Kentlerin çözülmesi gereken pek çok sorunu olduğunu, bu nedenle kentlerin hem ihtiyaçlara, hem de mevcut kullanıcıların yaşam standartlarına uygun şekilde planlanması gerektiğine dikkat çeken Sarıaltun, AKP hükümetinin "kentsel dönüşüm" adıyla uyguladığı projelerin ise bu ihtiyaçları karşılamaktan uzak olduğunu söyledi. Sarıaltun, AKP hükümetinin "Kentsel Dönüşüm Projeleri"ne dayanak olarak gündeme getirdiği yasal düzenlemelerin, "Türkiye ekonomisinin kentsel dönüşümden sağlanan rantta duyduğu ihtiyaç" üzerinden şekillendiğinin altını çizdi. Kentin, büyüyen cari açıkların kapatılacağı yerler olarak görüldüğünü ifade eden Sarıaltun, bu durumun gelecek için endişe verici olduğunu dile getirdi.

Yolsullara Dağ Tepe!

Sarıaltun, bugün Van depremi gerekçe gösterilse de, arazi değerlerinin yüksek olduğu İstanbul, Ankara ve Bursa gibi şehirlere uygulanan kentsel dönüşüm projeleri üzerinden tartışmalar yaşandığını hatırlattı. Kentsel dönüşüm alanında yaşayanların -ister kiracı, ister mülk sahibi olsun - itiraz haklarının ortadan kaldırılacağı düzenlemeler yapıldığını anlatan Sarıaltun, mevcut projelerde insanların kendi yaşam alanlarından koparıldığını ifade etti. Ankara'da Dikmen, Mamak, Ulus ve Çinçin Bağları'nda yapılanları örnek gösteren Sarıaltun, bu bölgelerin "soylulaştırma projeleri"yle sosyal yaşam standartlarının değiştirilerek, lüks konutlarla sermayeye devredildiğinin altını çizdi. Bu bölgelerin gerçek sakinlerinin ise şehrin dışında, hiç kimsenin gitmediği alanlara yerleştirildiğini belirten Sarıaltun, TOKİ'nin Elmadağ'ın eteklerine yaptığı 15 bin konutluk yerleşimin Dikmen Vadisi'nden uzaklaştırılmak istenen vatandaşlara adres gösterildiğini hatırlattı. Sarıaltun, "Yaşam alanlarından koparılan insanlara tepede, dağda, yani mümkün olduğunca çeperlerde, daha uzaklarda ve alıştıkları sosyal hayattan uzak tipte çok katlı konutlarda, standartların çok altında küçük dairelerde yaşamaları için yön veriliyor" dedi.

 Van Depremi Bahane Ediliyor

Bütçe açıklarının kapatılması için, Van depreminin bahane edilerek kentsel dönüşüm projelerine hız verilmek istendiğini vurgulayan Sarıaltun, Van'daki depremin yaraları sarılmamışken Ankara, İstanbul ve İzmir gibi büyük kentlerin uluslararası sermayeye "kentsel dönüşüm" adı altında pazarlandığını söyledi. "Afet önleme" adı altında hayata geçirilecek projelerin ise işin uzmanı mühendislerin planlamasına dayanarak gerçekleştirilmesi ve mevcut sosyal yapıyı korumaya dönük olması gerektiğini belirten Sarıaltun, yapılmak istenenin ise bölge sakinlerini atıp, zenginlere lüks konutlar sağlamak anlamına geldiğini kaydetti.

"Kentleri AVM'lere Teslim Etmeyelim"

Kentsel dönüşüm projeleriyle eski dokuların yok edilerek yerine çirkin yapıların oluşturulduğuna dikkat çeken Sarıaltun, mevcut nüfusun üç dört katını içerebilecek yapılaşmaya gidilmesinin, altyapı yetersizliklerini ve ulaşımdaki sorunları kat be kat arttırdığını ifade etti.

Sarıaltun, "kentsel dönüşüm" biçiminde şehirlere yönelen saldırının, "HES projeleri", "maden aramaları" adı altında tüm alanlara yöneldiğinin altını çizdi. Sarıaltun, "Bizlerin tek başına mücadelesi yetersiz kalıyor. Halkımızın da bize destek vermesi gerekiyor. Biz de halka yaşananları daha iyi anlatmalıyız, halkla paylaşmalıyız" diye konuştu. Kentlerin herkes için olduğunu belirten Sarıaltun, "Kentleri alışveriş merkezlerine teslim etmeyelim" dedi.

Reklam

Yorumlar
Yorum bırakmak için giriş yapmalısınız!


Henüz yorum yapılmamış!
7 gün içinde en çok
Okunan Yorumlanan
İlgili Haberler