+ Arkitera'nın gelişmiş özelliklerinden yararlanmak için lütfen giriş yapınız!
veya ile bağlan.
Açık Yarışma Olsaydı da Rakip Üniversite mi Kazansaydı?

Açık Yarışma Olsaydı da Rakip Üniversite mi Kazansaydı?

25 Temmuz 2012, 15:00
  defa okundu.

İTÜ Ayazağa Yerleşkesi Sınırlı Kentsel Tasarım ve Mimari Proje Yarışması'nın kolokyumu 24 Haziran Salı günü İTÜ Taşkışla Kampüsü'nde yapıldı.

İTÜ Rektörü Muammed Şahin'in de katıldığı kolokyum, mimarlık fakültesi dekanı Orhan Hacıhasanoğlu'nun konuşması ile açıldı.

İkinci olarak söz alan Rektör Muhammed Şahin konuşmasında yarışma ile teknik bilgilere yer verirken, yarışmaya 23 başvurunun geldiğini, bunlardan 1 tanesinin teknik koşulları sağlamadığı gerekçesiyle elendiğini belirtti.

Yarışmanın bir dünya üniverisitesi olarak İTÜ'nün kimliğinin mekansal yansımasını belirleyeceğine dikkat çeken Şahin, geçen rektörlük sürecinde kampüsün yeniden yapımı için gereken bütçenin hazırlanmış olduğuna dolayısıyla yönetim değişikliğinin ardından bu yarışmanın uygulanması için ellerinden ne gerekiyorsa yapacaklarına dikkat çekti.

Ödül töreni ardından geçilen kolokyumda gelen ilk eleştiri juri raporunun özellikle ödül alamayanlar açısından yeterli olmayışı üzerine oldu.

Dikkat çekici bir diğer soru ise, yarışmanın neden İTÜ özelinde yapıldığı, açık bir yarışma olmadığıydı.

Soruyu cevaplamak üzere söz olan Rektör Şahin, "Açık bir yarışma yaptığımız takdirde Mimarlar Odası devreye girecekti ve kontrol bizden çıkacak, belki mahkemeler derken süreç uzayacaktı. Sonuç olarak biz bu ülkenin en iyi mimarlık okuluyuz. İşte düşünün ki biz bu yarışmayı dışarıya açtık ve rakip bir üniversite kazandı?" şeklinde konuştu. Ardından söz alan juri üyesi Prof.Dr. Ahsen Özsoy İTÜ'de yapılacak bir yeniliğin İTÜ'lüler tarafından yapılmasının bir gelenek olduğunu bunun aynı zamanda kendilerinin de gelişmesi için bir fırsat oluşturduğunu belirtti.

Kolokyum sonrası katılımcı projelerin sergilendiği salona geçildi.

Kolokyumun ve ödül töreninin tümünü ArkiteraTV'den izleyebilirsiniz.

Reklam

Yorumlar
Yorum bırakmak için giriş yapmalısınız!
Murat Şahin / 30 Temmuz 2012, 02:56
Son sözü ilk söyleyerek başlamak istiyorum. Ben bu tarz uygulamalara karşı olma durumunu anlamıyorum. Çünkü buna karşı olunursa davetli yarışmalara da karşı olunması gerekiyor ki onlar bu durumdan daha vahim... Kime göre neye göre belirleniyor...Belki hiç bilmediğiniz bir ekip o yarışma için çok farklı ufuklar oluşturabilir.

Azmi Bey'in belirttiği 'Davutpaşa Ana Giriş Kapısı ve Yakın Çevresi Mimari Proje Yarışması' yarışmasına katıldık ve hatta ödül aldık. Ama ödül alan ilk 3 projeden birisinin hayata geçme şansı henüz olmadı. Umarım olur. Ama değinmek istediğim konu Katıldık demiş olmam. Çünkü ekibimizde sadece YTÜ mezunları yoktu. Sadece ekip başının YTÜ'lü olma zorunluluğu vardı. Kaldı ki bizim ekibimizde de olduğu gibi yılda 2-3 yarışmaya giren ekipler ekip başlarını değiştirirler. ( Tüm ekipler için kesin konuşamıyorum tabi ki... ) Yani aslında bu yarışmalara herkes katılabilir. Sadece ekip içerisinde o kurumdan mezun birisi olması bu kadar vahim bir durum mudur? Üniversitelerimizden çoğu tip proje şeklinde beden bulmuşken bunu yapmamak için uğraşan ve bu uğraşı sırasında eğitimi verdiği insanlarında içinde olduğu bir topluluktan birşeyler beklemek çok kıymetli geliyor bana. Gönül isterdi ki biz de katılacak zaman dilimine sahip olabilseydik.

Katılmadığım durumlar da var elbet. Türkiye'nin en iyi mimarlık okulu .... dır. Buraya herkes kendi kendi mezun olduğu, mensubu olduğu okulu konumlandırabilir. Öyle mimarlık eğitimi almamış ama benim diyen mimarlardan iyi örnekleri de vermeyeceğim. Okullar değildir binaları yapan mimarlardır...



 
Bay Cambaz / 29 Temmuz 2012, 21:54
biraz uzadı sanki
öyle dedim böyle dedini bıraksanız daha iyi olacak, denilenler zaten aşağıda yazıyor, okuyan karar versin kimin ne dediğine

saygılar
 
Omer Yilmaz / 29 Temmuz 2012, 14:51
Ortada kazanacak bir şey yok ki, neyi kazandık? Eleştiriye tahammül edebilmek hepimiz için geçerli dedim sadece.
 
Hüseyin Kahvecioğlu / 29 Temmuz 2012, 14:44
Ben İTÜ'yü temsil etmiyorum. Konu İTÜ tartışması da değil, Arkitera tartışması.

Ama için rahat olsun, son sözü sen söyledin ve kazandın :)

Yolunuz açık olsun...


 
Omer Yilmaz / 29 Temmuz 2012, 14:17
Kısacık: sanki bize söylediklerin İTÜ mensubu olduğun için senin için de geçerli gibi ;)
 
Emine Merdim Yılmaz / 29 Temmuz 2012, 01:38
Arkitera olarak yeri geliyor eleştirel olmamakla yeri geliyor eleştirel olmak ile suçlanıyoruz. Bu dengeyi kurmak elbette ki zor.

Ekip olarak mümkün olduğunca kolokyumları izlemeye gayret gösteriyoruz. Sene içerisinde izlemediğimiz kolokyum sayısı çok azdır. Kolokyumların doğası gereği tartışmaya açık ortamlar. Bizler de kolokyumları objektif olarak aktarmak adına, videoya çekip yayınlıyoruz.

Bu, kolokyum ertesinde de başlığı atmadan önce eğri oturup doğru konuştuk. Bu başlığı atmaya karar verdikten sonra yanlış bir şey yazmamak adına videoyu da tekrar dinledik. Tartışılacağını, farklı sesler duyacağımızı tahmin ediyorduk. Bu başlığın atılmasındaki amaç elbette sansasyon yaratmak değil. "İTÜ... Yarışması Kolokyumu Gerçekleşti" diye başlık atsak, haberin içerisinde rektörün tepki çekmesi muhtemel sözlerini verseydik konu yine gündeme gelirdi. Bundan oldukça eminim...

Aşağıda yapılan yorumlarda da söylendiği gibi daha önce ODTÜ, YTÜ de benzerlerini yaptı, kendi okullarına yönelik yarışmalar açtı. Bu elbette ki yarışmayı açılan kurumların tercihidir. Buna söylenecek çok fazla bir şey yok. Bu noktadan sonra katılmak katılmamak tercih edilebilir.

Şahsım adına konuşmam gerekirse, yıllardır yarışma konusuna bu kadar eğilen bir kurumun ferdi olarak sonucunu her kadar olumlu bulsam da rektör Şahin'in sözlerini yersiz bulduğumu da belirtmek istiyorum.

İTÜ'de bir rektör değişikliği yaşanacak malum. Yeni rektörün bu yarışma konusundaki tavrı ne olur, mirası sürdürür mü, sadece yarışma açıldığı ile mi kalır? Bu noktadan sonra esas konuşulması ve takip edilmesi gereken konunun bu olduğunu düşünüyorum.
 
Ahmet Turan Köksal / 29 Temmuz 2012, 00:41
Efendim tartışmaya dahil olan kişiler hem candan dost hem de ikisi de İTÜ'lü.

Hani İTÜ'nün sınıfçılığı vardır yoktur konusunda girmeyeceğim. Bir keresinde bana çok ciddisini yapmışlardı bazı İTÜ'lü akademisyenler ama ben pek ciddiye almadım. Zaten arkası da gelmedi ve münferit bir olaydı. Geçti gitti.

Ancak geçen yıllarda YTÜ böyle kapalı olduğu iddia edilen bir yarışma açtığında, ilk elemede gitme meraklısı olduğu halde yarışmaları kaçırmayan ben girmeme kararı aldım. Benle yarışmaya girmeye niyetli YTÜ'lü arkadaşım da neden böyle yaptığımı sorguladı durdu. Ona çok normal geliyordu bu. Bana ters.

Sonra şu gelecekistanbul yarışması var. O da akademisyen istiyor. Konu iyi diye giriyorum. Nispeten kapalı ama o da yanlış. Raporda bunu da yazacağım. Zaten elenmem ilk 3-5 cümle ile mümkün olacak zaten. Yine içim rahat. Sistem eleştirisi olsun biraz da millt okusun diye daha çok yazı yazacağımız için mimari proje yarışması sayılmaz. Ama yine bunun da böyle kısıtlı olması doğru değil.

Kapalı yarışma olur. Seçici kurulu 5-10 mimari büro seçebilir. Ama şu şu özelliği olanlar gelsin demek bana ters geliyor. Rektörlük seçse deseki Hüseyin Hocam sen ekibini kur, sen de kur, sen de kur hatta dışarıdan sen de kur katıl dese. Sorun yoktu ki.

Neyse konuya gelelim, ben de Rektör'ün dediklerini anlayabilmiş değilim. Yanlış. Rektörler hırslılar ve öyle olmalılar biraz da. Çok fazla rektör ile haşır neşir olmuş biri söylüyor bunu. Tabii ki ciddi rekabet ortamındalar. Bugün İTÜ'nin YTÜ'nün hatta ODTÜ'nün rektörü, ilk 30 içindeki öğrenci adayının cep telefonunu direkt arayabiliyor. 3-5 para ile vakıf ünivrsitesine gitmesin diye vallahi.

Ama Rektör biraz samimi hissetmiş ki konuşmasında bundan komikçe bahsetmiş. Ama aslında pek komik olmamış. Böyle düşünen bir rektör bence çok tehlikeli.

"Türkiye'nin en iyi mimarlık okulu İTÜ'dür" söylemi, İTÜ'lü olmayan bir İTÜ hayranı olan ben için bile çok iddialı. Ben de diyorum ki en iyi mimarlık okulu İTÜ değildir. Ben haklı çıkarım. Çünkü en az 80.000 kıstas var. Bunlardan hepsinde mi iyi İTÜ. Hepsinde mi tek ve vazgeçilmez. YTÜ var Mimar Sinan var,ODTÜ var, Gazi var. Daha sayamadığım varoğlu var. 2 yıllık vakıf üniversitesi ile karşılaştırılmıyor. Biraz abartmış da, bu kadar güvendiği halde neden dışarıya açmamış o zaman.

Hüseyin Hocam'ın da "Zaten şu kadar dışarıdan eklenen birileri vardı" argümanı da pek doğru değil. O zaman tümüyle açsalarmış. O çok doğru bir sonuç değil.

Hah şu olabilir. Katılanların İTÜ'lü olması yeniden yapılacak kampüsün müellifiyle anlaşırken bize zaman ve rahatlık sağlar neden denmiyor. Bunda kötü bir şey yok.

Yine YTÜ'nün böyle bir işi olsa kısıtlı olsa girer miydin d,ye sorsalar girmezdim derim.

Ama bu Çamclıca Camisi yarışmasında 200 TL'yi çöpe atıp heriflere kök söktürmeme sonra da biraz da alaycı bir proje teslim etmemi engel değil. İkisi çok farklı.

Kısacası Rektörümüz biraz daha içi dışı bir konuşmasaymış iyi olurmuş. Çünkü "en iyisi biziz" demek için biraz iddialıca ve biraz itici olmuş.

Teşekkürler.
 
Derya Gursel / 28 Temmuz 2012, 18:29
Öncelikle eleştiriler için teşekkür ediyorum her zaman bu tartışmalar ve eleştiriler benim için çok değerli.

Hüseyin bey, belirtmek isterim ki haberimiz de yarışmanın kapalı oluşunun öne çıkan unsur oluşu rektörümüzün tek bir sözünün sansasyonel bir tavırla kısaltılıp manşete çıkartılmasından ötürü değil, en başından yarışmaya dair bir tartışma konusu olmasından ötürüdür. Fakat tabiki haberimize eklediğimiz, kolokyuma dair videoda da izlenebileceği gibi okuyucularımızın daha değerli görebileceği ve vurgu yapılması gerektiğine inandığı konular, eleştiriler olabilir. bu hakkkı saklı tutmak adına Ömer Bey'in video yayıncılık anlayışının hakkını vermek lazım. Fakat vurgu yapılan konuları sansanyonel bir tavırla değilde daha iyi bir mimarlık ortamı adına seçmeye gayret ediyor ve titiz davranmaya çalışıyoruz. Eleştirilerinz için tekrar teşekkür ederim.

Sevgiler.
 
Omer Yilmaz / 28 Temmuz 2012, 17:59
Arkitera nasılsa bolca eleştiriyor :) benim özeleştiri yapmama gerek yok ki. Kaldı ki editörlere sorsan şu yeryüzünde eleştirisinden rahatsız oldukları sıralamasında ilk olarak benim adımı yazarlar. Gerek böyle yorumlarla gerek kapalı emaillerle.

Ama bu haberde gerçekten yazdığım gibi düşünüyorum. Mesele karşılaştırmak ya da başka örnek üzerinden konuşmak değil bence. Eğer öyle olacaksa bu işlerin elebaşısı ODTÜ. Onu da ekleyebilirim. Azmi Bey YTÜ örneğini vermiş zaten bir önceki mesajda.

Hürriyet olmamaya özen gösteriyoruz demek istediğim için o ilk cümleleri yazdım zaten. Bu tartışmalar bence çok işe yarıyor, en azından ben yararlanıyorum. Uzaması için yazmadım :)
 
Hüseyin Kahvecioğlu / 28 Temmuz 2012, 17:50
Sevgili Ömer, uzun açıklamana kısa da olsa bir Arkitera özeleştirisi ekleseydin iyi olurdu :) Ne olur Hürriyet'e benzemeyin...

Rektörü, açıklamalarını, yarışmayı, prosedürü eleştirmek ayrı; çok daha kayda değer konular yerine sansasyonel bir cümleyi başlık yapıp, herşeyi ona odaklamak ayrı. Başlığa çıkan konunun gerçeği tam yansıtmadığını KKTC somut örneği ile anlatmak istedim. Ona da değinebilirdin.
Hepsi budur.

 
Tüm Yorumları Göster
 
7 gün içinde en çok
Okunan Yorumlanan
İlgili Haberler