
Fotoğraf: Arkitera Mimarlık Merkezi
Gökçe Aras: TH & İDİL Mimarlık bürosu Türkiye’de iki büyük kentte merkezi bulunan az bürolardan, bu koordinasyondan biraz söz edebilir misiniz?
Hasan Özbay: Bizim kendi aramızda “Bağımsız Devletler Topluluğu” adını verdiğimiz bir yapımız var. Her ortağın tasarım yaparken bağımsız tasarım özgürlüğü ve alanı vardır. Biz bir arada olduğumuz zaman bile, iş geldiği zaman ilgi alanımıza veya iş yoğunluğumuza göre işi yükleniriz. Proje eğer kentsel tasarım hizmetleriyse Baran Bey, restorasyon projesiyse Aslı, diğer projeleri ise Tamer ya da ben yürütürüz. Elbette herşeyi tartışırız ama, projeyi yürüten kişi “Tamam, ben böyle yapıyorum” der ve nihai kararı verir. Herkesin yürüttüğü proje, biraz da kendi kişiliğini sergileyebildiği bir alandır. Ortaya çıkan proje bizim ortak çalışmamızdır, ama işi yürüten kişinin inisiyatif kullanma imkanı vardır. Bizim açımızdan bürolardan birinin İzmir’de birinin Ankara’da olması çok fazla bir şey değiştirmedi. İzmir’deki işleri Tamer yürütüyor bize ya elektronik ortamdan yolluyor ya da İzmir’e gittiğimiz zamanlarda beraberce tartışıyoruz. Ama sonuç olarak İzmir’de Tamer’in yürütücülüğündeki işleri Tamer, Ankara’da yürüyen işleri ise, hangimizin yöneticiliğinde ise, o nihai insiyatifi kullanıyor. 25 yıllık bir birlikteliğimiz sebebiyle birbirimizin ne yapacağını hissediyoruz. Dolayısıyla işler her anlamda karşılıklı bir güven ilişkisine bağlı olarak yürüyor. O yüzden bütçe ve mali yapı olarak ortak olsak da tasarım alanında özgür bir yapımız var.
GA: Her mimari büronun hatta her mimarın bir tasarım felsefesi vardır. 1987 yılında bir araya gelişinizde bu farklı felsefeleri birleştirme ya da ortak bir dil oluşturma çabanız oldu mu?
HÖ: Tarihsel bir sıralama yaparsak, Tamer ve ben sınıf arkadaşıyız, Baran Bey ise bizim okulda şehircilik derslerine giriyordu ve ben de onun yanında çalışıyordum. 1983 yılında Tamer ve ben kendi büromuzu kurduk. Bu bir süre devam etti. 1987 yılında ise daha geniş bir alanda tasarım yapma imkanı bulabilmek için Baran Bey’le güçlerimizi birleştirme kararı aldık. Baran İdil’in planlama ve kentsel tasarım anlamında deneyimi vardı, bizim ise mimari anlamda bir deneyimimiz oluşmuştu; bu iki deneyimi bir araya getirme amacıyla işbirliği yoluna gittik. İki firmanın bir araya gelmesinden oluşan TH & İDİL Mimarlık bürosu 1987 yılında ortaya çıktı ve hala çalışmalarına devam ediyor. Baran Bey, Tamer ve ben uzun zamandır birbirimizle çalışan ve birbirimizin tasarım yaklaşımlarını bilen insanlarız. Ortak özelliklerimizi sadece tasarım alanındaki ilkeler diye saymak çok aza indirmek olur. B








