+ Arkitera'nın gelişmiş özelliklerinden yararlanmak için lütfen giriş yapınız!
veya ile bağlan.

Medeniyetlerin Başkenti İstanbul Daha Neler Görecek?

26 Ekim 2011, 14:38
  defa okundu.

İnanlar Yönetim Kurulu Başkanı Serdar İnan ile çok tartışılan Yeni İstanbul projesini ve medeniyetlerin başkenti eşsiz şehri gelecekte nelerin beklediğini konuştuk.

Medeniyetlerin Başkenti İstanbul Daha Neler Görecek?

Özlem Duygu Çil: İnanlar İnşaat olarak gayrimenkul sektöründe kendinizi nereye konumlandırıyorsunuz ve İnanlar İnşaat yer almadığı bir sektörde neler eksik olurdu?

Serdar İnan: İnanlar İnşaat'ı ben gelecek olarak görüyorum. Gelecekte mimaride ve genel vizyonda ne olması gerekiyorsa İnanlar İnşaat'ın bunu karşılayabileceğini düşünüyorum. Türkiye'nin lider bir ülke olacağını, İstanbul'un da çevresine ışık saçan bir şehir olacağını düşünüyorum. Çevreden kastımızda da Balkanlar, İran, Orta Asya, Orta Doğu ve Kuzey Afrika ve Eski Sovyet bölgesini içine alan geniş bir coğrafya...

Bu anlamda İnanlar İnşaat'ın geleceğin kurgulanmasında üstüne düşen görevleri vizyoner bir mimar, inşaat ve gayrimenkul geliştirme firması için aklınıza ne geliyorsa yatayda ve düşeyde tümünü kapsıyor.

İnanlar İnşaat bu sektörde olmazsa ne olur? Ben ilahi plana inanan bir insanım, olacak iş oldurulur. İlahi planda bir insanın eksikliği o işi engellemez ama materyalist mantıkta düşünürseniz bir şeylerin eksik olacağı aşikardır.

Neler eksik olur? İstanbul'un geleceğinde İnanlar İnşaat'ın kurgusu eksik olur. Yabancı yatırımcının Türkiye'ye davet edilmesi konusunda şu an ciddi çalışmalarımız var. Arap, Sovyet ve İran coğrafyasında yeni kurulacak olan İstanbul'la ilgili çalışmalar yapıyoruz.

ÖDÇ: Nedir bu çalışmalar?

Sİ: 3 milyon nüfuslu yeni bir kent kurulacak, bu kentin yaklaşık maliyeti eski İstanbul gibi yapılacaksa yaklaşık 300 milyar Dolar'dır. Dünya öçeğinde modern bir kent oluşturacaksanız 500 milyar Dolar maliyeti var. Bunun satış rakamı 1 trilyon Dolar ve bu getirinin 500 milyon Dolar'ı Türkiye'ye kar olarak gelecektir. Sayın Başbakanımız ortaya bir vizyon koydu. Türkiye'nin kapısında ciddi anlamda yatırımcı var. Türkiye'nin koşullarının kendi istedikleri koşullar haline gelmesini bekleyen yatırımcı gruplar var. Şu an Amerika ve Avrupa krizde. Hatta o bölgeden de Türkiye'ye girmek isteyen sermaye sahipleri var. Araplar 2008 krizinde batıdan çok darbe yediler, bir daha batıya sermaye götürmek istemiyorlar. İran Dünya'ya kapalı olduğu için orada birikmiş sermaye mevcut. Eski Sovyet coğrafyasında da Türki Cumhuriyetler sayesinde ve Rusya'nın Türkiye ile olan insani ilişkileri sayesinde ülkemizde yaklaşık 100 bin tane Rus eş var. Bu Türkiye'nin Rusya ile ne kadar iç içe olduğunun bir kanıtı. Bunlar önemli detaylar.

ÖDÇ: Bu proje için gerektiğini söylediğiniz 1 trilyon Dolar'lık maliyet hesabı sizden çıktı. Bu maliyeti neye dayanarak söylüyorsunuz?

Sİ: Ben bu işi bilen ve uygulamış bir insanım. Ben niye Kanal İstanbul açıklandığı zaman 30 milyar Dolar'ı ortaya koydum. Hesabımı bildiğim için verdim.

Başbakanımızın ortaya koyduğu vizyonda bu para için ne lazım? İstek ve istekle bağlantılı üretilen bir proje lazım. Makro proje ortaya kondu. Bakanlık kuruldu. Bakanlık şu anda Türkiye'deki bürokratik engelleri, imar ve mülkiyet mevzuatındaki engelleri ortadan kaldırmakla ilgili uğraşıyor. Yakın zamanda bunu tamamlayacaklarını düşünüyorum.

Mülkiyet ve imarla ilgili sorunları aşmak için Anıtlar Kurulu'nda bir takım değişiklikler yapıldı. İmar planlarına eskisi gibi itiraz edip de 3 tane bilirkişi nezaretinde koca bir planı iptal ettirme imkanını ortadan kaldırdılar. Mimarlar Odası, Şehir Plancıları Odası gibi odaların yetkilerini daralttılar. Yurt dışındaki yatırımcılar bu güven ile Türkiye'ye girer ise, ciddi para Türkiye'ye girecek. Gereken 1 trilyon Dolar'ın ancak 50 milyar Dolar'ı Türkiye'den karşılanabilir. Geri kalan 950 milyar Dolar'ın dışarıdan girmesi lazım. Bu Türkiye'ye girerse de Türkiye'nin işsizliğine çare olur.

ÖDÇ: Eğer her şey olumlu bir şekilde ilerlerse...

Sİ: Şimdi bir işin olması için akıl, imkan, iktidar ve şans olacak. Şansın bir karşılığı da kaderdir zaten. Yani materyalist söylemde şanstır. Hangisine inanırsan inan fark etmez. Şu an Türkiye'de yeteri kadar akıl ve imkan olduğunu görüyorum. İktidar da zaten bu işin peşinde. Olmaması için hiçbir şey yok.

Sizin de belirttiğiniz gibi bir tek şans faktörüne kalıyor iş. Şu an Türkiye'nin kaderinde bu var. Şu an bütün matematik oraya çalışıyor. Türkiye bu süreçte durduk yere Araplar'ın gözdesi olmadı. Ben 47 yaşındayım, son 2 seneden beri Araplar Türkler'i sevmeye başladı. Bu ne demek? Şans senden yana demek. Ben öyle yorumluyorum. Onun için bunu oldurma anlamında İnanlar İnşaat'ın çok büyük vazifeler işleyebileceğini düşünüyorum.

Bu işin 4 bacağı var. Bir: sanat bacağı var. Pahalı bir şey yapmak istiyorsan mutlaka sanatsal bir şey yapman gerek. Adam ceketi yapıyor 100 liraya satıyor, diğeri 1.000 liraya satıyor çünkü sanatsal bir şey yapıyor. Diğerleri sırayla teknik, iktidar ve para... Şu anki teknik ve iktidar bu işten yana, para da yabancıdan getirebilirsen parayı bu işi çözebiliyorsun.

Biz İnanlar inşaat olarak bu konuda, bugüne kadarki altyapımızla, vizyonumuzla ve ticari bilgimizle bunu kurgulayabiliyoruz. Onun için bizim en büyük faydamız bu manada yabancı sermayenin Türkiye'ye girmesi konusunda. Bu konuda çok büyük faydamız olabilir. Çünkü bunun için mutlaka lokal insanlara ihtiyaç vardır. Onun dışında bir de ikinci bir vazife vardır. Her işin muhalifi vardır. Bu dünyanın değişmez kuralıdır. Muhaliflere de bu işin ne kadar doğru olduğunu anlatmaya ihtiyaç vardır. Mutlaka ve mutlaka, muhalif insanlara da. Çünkü bazı insanlar tam anlamıyla bazı şeyleri eksik, fazla görebilir ya da sen yanlış görebilirsin. Bazen muhalifin de sana faydası dokunabilir. Muhaliflerle birlikte de bir konsensüse gerek vardır. Konsensüs olarak da İnanlar İnşaat ve Serdar İnan olarak çok rahat vazife alabiliriz.

ÖDÇ: Az önce "Mimarlar Odası'nın bir takım yetkileri kısıtlanacak, engeller kalkacak" tarzında bu kısıtlamayı onaylayan bir söz sarf ettiniz. Siz ayrıca bir mimarsınız. Mimar kimliğinizle bu sizde hiç mi endişe uyandırmıyor? İnanlar İnşaat olarak doğru ve güzel şeyler yapabilirsiniz ama büyük resme bakıldığında muhalif kesimin zayıflatılması sonucunda Yeni İstanbul projesi fiyaskoya da dönüşebilir...

Sİ: Elbette... Neticede bu bir enerji, bir su akıntısıdır. Sen bu akıntıdan enerji de elde edebilirsin, bu akıntıdan zarar da görebilirsin. Seni silip götürebilir ama ortada enerji yoksa zaten hiçbir şey yapamazsın. Onun için enerjiden korkmamak gerekiyor. Enerjiyi ortaya çıkarmak gerekiyor sonra da enerjiyi iyi yönetmek gerekiyor. Enerji ortada yoksa zaten yöneteceğin bir şey de yok. Otur oturduğun yerde o zaman... Neden şehre geldin? Zaten enerji için şehre geliyor insanlar. Şehir sana bir şeyler sunar. Kimine şöhret, kimine para sunar.

Kimse enerjiye kabahat bulmasın. Enerjide kabahat yok yönetimde kabahat var. Bizim şu anda insanımızın kafasında bu tam olarak ayrılamıyor. Türkiye'de ve İstanbul'da böyle işlerin yapılması bir enerjidir. Bu enerjiyi yanlış yönetirsen İstanbul batar. Bu enerjiyi doğru yönetirsen İstanbul 1 trilyon Dolar'ın müstevlisi olur, bu para memlekete gider. Bu para ile de Türkiye çağ atlar, lider ülke haline gelir.

ÖDÇ: Açıklanmadan İstanbul için hazırlanan bu yeni projeye dair aldığınız bir takım duyumlar var mıydı?

Sİ: Yoktu ama devamlı kafamda hayalimde olan, aklımda çevirdiğim bir projeydi.

ÖDÇ: Başbakan açıklama yaptığı andan itibaren bir takım eleştiriler geldi. Çok iyi hazırlanılmamış, çok çalışılmamış bir sunum olduğu söylendi. Çok kısa bir süre içinde siz olumlu geri dönüş yaptınız. Çok da içeriği bilinmeyen bir projenin yüzde yüzde yanında olduğunu söylemek büyük bir risk değil miydi?

Sİ: Yaklaşık 3 milyon nüfuslu bir kent yapıyorsunuz. 3 milyon nüfuslu kent yaklaşık 1 milyon daire demek. 3 kişiye de bir ev düştüğünü düşün. Daire saysını ortalama 100 ile çarparsan 100 milyon metrekare daire alanına ulaşırsın. Bunun yanında hastanesi, eğitim tesisi, okulu...vs var. Bunu da lüks olarak yapılandırdığında 1 trilyon Dolar'lık bir projeye ulaşırsın. Yeni İstanbul'u lüks yaparsan bu şehrin maliyeti 500 milyon Dolar olur ki bunu da 1 trilyon Dolar'a satarsın. Lüks yapmazsan, yabancı da gelmez, GAP projesine döner. Biz bunu önceden gördük ve destekledik.

ÖDÇ: Peki Başbakanlık'tan size nasıl bir geri dönüş oldu?

Sİ: Şu anda daha hazırlık yapılıyor, biraz erken. Bakanlığın ve resmi kurumların oturması gerekiyor. Buradaki esas olması gereken, yurtdışından gelen paranın yönetilmesi.

ÖDÇ: Yeni İstanbul'a lüks ve yabancı bir odaklı bir rol biçiyorsunuz? Dubai örneğinde olduğu gibi fazla suni bir yaşam alanı değil mi?

Sİ: Dubai bence İstanbul'un hiçbir şeyi olamaz. Ben şimdi Dubai gibi dersem çok yanlış olur. Dubai'nin belki ancak %1'ine benzeyebilir. İstanbul'un Dubai ile uzaktan yakından hiçbir akrabalığı, hiçbir benzerliği yoktur. Dubai bir PR harikasıdır.

Orada El Maktum diye çok zeki bir beyefendi var. Dubai hiçbir altyapı yokken bu hale gelmiştir. İstanbul'un altyapısı belki de Dubai'nin sahip olduğunun 20 katıdır. İstanbul'da estetik, tarih ve kültür var. İstanbul'da deniz ve kültürler karışımı var. Dubai'de bunlar hep suni olarak yapıldı. Arap dünyası içinde 2 km öteye gitsen kadın haklarının hiçbirinin olmadığı bir yerde burada kadınlara hak verildi. İnsanlar rahat etti ama Dubai'nin dışına çıksan orada öyle bir şey yok.

ÖDÇ: Evet ama sonuçta Yeni İstanbul projesi de organik bir şekilde gelişmeyen, fazlasıyla yönlendirilmiş bir şehir olmayacak mı?

Sİ: Şimdi dünyada hiçbir şey zaten doğasına uygun yapılmaz ki. Dünyada doğasına uygun bir şehir ahşap malzemeli, çok küçük ölçeklerde olabilir belki. Ama şunu biliyorsun ki aslında insanların söylemlerine Amazon Ormanları'na gitmiyorlar, Paris'e gidiyorlar. Hiç Amazon Ormanları'na ekolojik tur düzenleyen insanlar gördünüz mü? Ama lafa geldiklerinde orman orman derler. Sorun hafta sonu kaç kere pikniğe gidiyor Belgrad Ormanı'na? Şimdi orman karşıtlığı gibi bir fikir çıkmasın buradan. Bir tespit yapıyorum şu anda. Ormanı çok isteyen adam şehrin içinde rezidansta oturuyor. O zaman gitsin Kemerburgaz'da otursun. Orada da çok güzel evler var ama oturmuyor. Demek ki orman iyi bir şey ama başka bir şeyi tercih etmiş. Realiteden gidelim, Paris'te doğru düzgün yeşil yoktur. Paris tamamen bir beton yığınıdır. Ama en çok turistin geldiği yer Paris'tir. O zaman ne çekiyor insanları? Kültür çekiyor. Yeşillik de önemli ama daha önemli şeyler de var.

Bizim ne yapmamız gerekiyor İstanbul'da? İdeal karışımı bulmamız gerekiyor. Kültürle yeşilin ideal karışımı. Orman içinde oturmak güzeldir. Yeşillikler içinde oturursun. Manzarayı görüyor musun? Ancak yeşili görüyorsun. Ama gökdelende oturuyorsan manzara da görüyorsun. Ormanda olmayan bir artıdır o.

İstanbul'da her türlü zevke, yaşama uygun binalar oluşturmak gerekiyor. Yeni İstanbul, İstanbul'un kuzeyi... Ekolojik çöplük şu anda orası. Burada eski linyit yatakları var. Ne yapmak gerekiyor? Burada yeni bir şehir oluşturacaksın, bunu da ormanla birlikte oluşturacaksın. İçine orman sokacaksın, ekolojik bir şehir oluşturacaksın. Ama ekolojik şehir illa 3 katlı binalardan oluşacak diye bir şey yok. Ben ekolojik olarak 80 katlı bina da yapabilirim. İnsanlar diyor ki İstanbul'da 3 katlı binalar olsun. Bunun olma şansı yok. İstanbul 25 milyon nüfusa ulaşacak. Ama şu var ki İstanbul'un silüetine bakacaksın. Eski İstanbul'un bir silüeti var. O eski İstanbul. Sen yepyeni bir İstanbul kurabilirsin bambaşka bir şekilde.

ÖDÇ: Peki şu anda işaret ettiğiniz İstanbul'un kuzey bölgesinde arazi topluyor musunuz?

Sİ: Yok, hayır. Öyle bir çalışmamız yok. Yer bol, hangi birini toplayayım? Benim öyle spekülasyonla bir işim yok. Benim gönlüm, gemi boğazdan gelirken gözüken silüetin muhteşem olmasını istiyor. Başka bir istediğim yok. İnsanlar 3. Köprü'ye karşı mesela. Ben 3. Köprü'nün tamamen taraftarıyım. Hatta 4. Köprü'nün de yapılmasını istiyorum. Biz 3. Köprü'yü tartışıyoruz ama aslında şu an şu gün bile İstanbul'un en az 5 noktadan geçilmiş olması gerekiyor. 2 tane tünelin de gene yapılmış ve bitmiş olması gerekiyor.

Reklam

Yorumlar
Yorum bırakmak için giriş yapmalısınız!


Henüz yorum yapılmamış!
Künye
Kişi: Serdar İnan
30 gün içinde en çok
Okunan Yorumlanan
İlgili Söyleşiler