Urban Atölye'nin "Bodrum Sağlık Vakfı Fizyoterapi ve Hidroterapi Merkezi Ulusal Mimari Proje Yarışması" için hazırladığı proje önerisi.
Bina tasarımının odağında mobilite, etkin bir dizilim, sosyal etkileşim, sirkadiyen ritim, esneklik ve yenilenme yer alır:
Sağlık yapısının ana programı olan mobiliteyi destekleyen düzayak ve çoklu hareket ve yönelim imkanları, esnek ve çok amaçlı kullanıma imkan veren mekansal düzenlemeler, rasyonel program dağılımı…
Ergonomik, akustik, aydınlık ve klimatik konforu ile özelleşen, eğitim ve paylaşım alanları ile zenginleşen mekanlar…
Sirkadiyen ritim biyofilik mimari bileşenler, atmosferik değişimleri algılama fırsatları, difüze günışığı ve doğrudan açık hava olanakları…
Fizik tedavi süreçlerinden geçenleri kişisel hikayelerinin paylaşımı ile filizlenen komünite oluşumunu destekleyici mekanlar…
Kendine özgü mikroklima özellikleri gösteren Bodrum’da Akdeniz ve Ege ikliminin sentezi hakim. Pedasa antik kentine giden yol boyunca göreceğiniz çam ağaçları, çeti gibi dikenli otlar kuru bir yeryüzü ile mineral zengin bir yeraltını işaret ediyor. Yelkenci gözü ile aralık mayıs ayları arasında kuvvetli karayel ve poyraz hava rüzgarı hakimken yazın daha sakin batı ve güneyli rüzgarlar hakim.
Projede Batıya kapalı, doğuya açık cephe dili benimsendi ve KB-GD eksenindeki iç sokak iki ucunda oluşan ısı farkından faydalanan ve iç boşluğunda yükselerek bir hava akımı oluşması tasarlandı.
Yapının tüm yıl boyunca kullanımını destekleyen her katta dış mekan imkanları sağlandı: ortak kullanılan bir avlu, özelleşen çatı terasları, dış koridor ve personele ait bir kuyu avlu.
Batı ve güney cephelerinde dış cidarda kullanılan delikli beton bloklarla güneş kırıcı ve yağmur perdesi, iç avlu çevresi ve doğuda ise ahşap güneş kırıcılar kullanıldı.
Avlu, ön bahçe ve çatı terası Bodrum’un özgün florası ile “çeti” tabir edilen sulama gerekmeyen dikenli otlar, kuraklığa ve güneşe dayanıklı aromatik, odunsu bitkiler, mersin ve defne meyvesi gibi çalılarla, çam türleri ile bitkilendirilir.
Tüm mekanların günışığı alıp güneş ışınlarından korunması, farklı saatlerde gölge etkileri ve atmosfer renklerinin algılanması önemsendi.
Güneş kırıcılarının dizilimlerinde güneş açıları ve görüş açıları dikkate alınan parametrik modellemelerle iç mekanda zengin ortam oluşumu, ve yapının özgün dili oluştu.
Mekan dizilişinde hasta, terapist, hasta yakını ve ziyaretçi ayak izlerinin çakışma alanlarında durak alanları yaratarak ara bekleme ve sosyalleşme imkanları oluşturuldu, farklı dolaşım alternatifleri gözetildi. Manuel terapi odalarının arasında camlı bölmelerle gerektiğinde yerinde fizik tedavi yapılabilecek suit odalar, ana hol içindeki dinlenme odalarının manuel terapi için de kullanılabilmesi gibi esnek kullanımlar, ortak dinlenme alanı ile bir geçişken tampon bölge oluşması, avluda aynı zamanda dış mekanda pilates yapılabilmesi, yönetim toplantı odasının açılan cam bölmeleri ile koridor ve üst örtülü eyvanla birleşerek etkinlik, eğitim alanı olarak kullanılabilmesi, poliklinik bekleme alanının ekranlarla bir tanıtım alanına dönüşebilmesi planlandı. Üst katta ayrıca terapist değerlendirme odası eklendi.
Binanın işletiminde sürdürülebilirliğin ön koşulu çalışanların mutluluğu, ve buna bağlı hizmet alanların memnuniyeti. Yapıda yaşam kalitesinin yüksek olması, çalışana özel mekanların varlığı, doğayla uyumlu ve etkileşimli, sosyal alanları olan bir yapı tasarımı gözetildi.
Projenin sadece sakatlanma ve benzeri sebeplerle değil, kulüp gibi pilates salonundan faydalanan, ya da haftasonu atletleri gibi performans artırmak isteyenlerin, spor kulüplerinin ve özellikle sakatlanmadan kaçınan ve mobilitesini artırmak isteyen sağlıklı yaşlı durak yeri olması hedeflendi. Bu maksatla komşu park alanında açıkalan idman alanı önerildi.
Parka yönlenen ve tüm profilleri buluşturan bir iç sokak ve avlunun etrafında şekillenen yatayda geliştirilen yapı iki kat ve bir bodrum katla oluşturulmuştur.
Girişte poliklinik ve ana terapi holleri ile soyunma mahalleri üst katta özel terapi odaları ile yönetim yer alır. Bodrum katta personel alanları, otopark ve teknik hacimler bulunur.
Araziye giriş araçla 77 kotundan arsanın ortasından otoparka bağlanırken, Yaya ve hasta nakil aracı rampa ile arsanın iki ucundan güneyinden 79 kotundan giriş ve kuzeyden gene aynı kottan çıkış yapılarak ulaşılır.
Taşıyıcı sistem tasarımı betonarme ve ahşap lamine çerçeve olarak düzenlendi. Fizyoterapi ve Hidroterapi holleri bodrum kat üzeri tek katlı, çatıları ahşap çerçeve sistemi ile oluşturuldu. İki terapi arası ortak alan, tüm katlarda çekirdek alanlar ve poliklinik bölümü betonarme taşıyıcı sisteme sahiptir. Son kat ahşap çerçeve sistem ile tasarlandı. Çatı diyaframı ~120mm kalınlıklı CLT yapısal kaplama ile sağlanacaktır. Bodrum ve zemin katlarda otopark ve teknik alanlar olacağı için büyük açıklıklı 35cm kaset döşeme ve perde duvarları toprak ve sürşarj yükünü taşıyacak 30cm kalınlığında betonarmedir.
Doğal ışık ve havalandırmadan maksimum fayda ve güneş ışınlarında korunma ve etkin izolasyon ile enerji sarfiyatı azaltılır. Dış cephe ve çatı yalıtımı, TS 825 standardına uygun şekilde yapılarak ısı kayıpları minimize edilecektir.
Havalandırma sistemleri, Ashrae 62.1 standardına uygun ve merkezi klima santralleri ile tasarlanacaktır. Hidroterapi havuzu için VDI 2089 standardına göre nemlenme hesabı yapılacaktır. Binada ısıtma, yüksek verimliliğe sahip kazanlarla sağlanırken, mahallerin ısıtılması yerden ısıtma sistemiyle gerçekleştirilecektir. Soğutma ihtiyacı görünür borulama ile esnek ve verimli çözüm olan VRF sistemi ile karşılanacaktır, özel odalarda otel tipi kapı üzeri üfleme yapılacaktır. İmar yönetmeliği gereği yağmur suyu hasadı yapılacaktır.